anasayfa / etliket arşivi

etliket arşivi

İslâm’ın içini boşaltmak üzere bir hâşiye – Mahmud Erol Kılıç

Zaman zaman biz Müslümanların hal-i pürmelâli ne olacak kabilinden bazı yazılar yazdım ve bir nefis muhasebesi yapmaya, bir otokritik yapmaya davet ettim. Bunu yaparken de benim mezhebim, benim tarikatım, benim meşrebim, benim ırkım ve en sonunda da bizzat “ben” bundan vâbesteyiz, bizde hiç problem yok, diğerleri yapsın gibi bir yaklaşımla hareket etmedim. Hepimiz elimizi taşın altına koymak durumundayız dedim. Bu …

Devamı »

İslâm’ın içini boşaltan Müslümanlar – Mahmud ErolKılıç

BD’de yapılan bir araştırmada “Bir zamanlar Müslümandım (Ex-Muslim)” diyenlerin sayısında büyük artış gözlemlenmekte imiş. Bunların çoğu sonradan ihtida ederek Müslüman olanlardan. Diğer bir kesim ise bazı Ortadoğu ülkelerinden Müslüman geçmişiyle Batı’ya gelenlerden. İslam’dan çıkanlardan bazısı ateist oldum derken bazısı da Hristiyanlık gibi başka bir dine girdim diyormuş. Hatta bu eski Müslümanlar İngiltere’de o kadar çoğalmış ki Council of Ex-Muslims of …

Devamı »

Hayata İslâmî Dokunuş – Ali Ramazan Dinç Efendi

Kâinat insan için, insan da Rabbimize kulluk için yaratılmıştır. Her şey ona kul olarak gelecektir. Su akarak, hayat olup canlılık vererek, hava nefes alarak, güneş ısı ve ışık saçarak, toprak ürün vererek yapar kulluğunu. Hilâfet görevini icrâ etsin diye esirgemez hizmetini âdem evlâdından. Akıl, idrak, fehim/anlayış, tezekkür ve tefekkürü sâyesinde emânetleri yüklenen insanoğlu belli kurallara bağlıdır. Bu kurallar manzûmesine din …

Devamı »

İslâm’ın temel kaynaklarına yapılan saldırılara seyirci kalamayız! – Yusuf Kaplan

Bir yandan, bu toplumun İslâm’la ilişkisi süratle çözülüyor… İslâm’la ilişkisi sıfırlanan bir kuşak geliyor… Öte yandan da, İslâm’ın kurucu kaynaklarına içerden inanılmaz bir saldırı yapılıyor… Mezhepler tartışmaya açılıyor: Akîdenin temelleri sarsılıyor… Hadisler tartışmaya açılıyor… Hz. Peygamberin (sav) konumu sarsılıyor… Bunların hepsi, önce, Peygambersiz İslâm projesi’nin ön-hazırlıkları. Ardından sıra Ku’ân’a gelecek… Kur’ân’daki âyetlerin açıklanmasında ciddi sorunlar yaşanacak ve Kur’ân’dan soğutulacak kitleler… DİYANET DE, İLÂHİYÂTLAR DA İSLÂM’IN TEMELLERİNE YAPILAN SALDIRILARA …

Devamı »

İslam siyaset felsefesi tek midir? – Mahmud Erol Kılıç

İslam dini, her semâvî din gibi, her şeyden evvel ferdin nereden geldiğini, şimdi nerede olduğunu ve nereye doğru gitmekte olduğunu kendisine hatırlatmak ve öğretmek üzere programlanmış bir dindir. Kişinin esas gayesi ruhunu taşıdığı Rabbini o taşıdığı anahtar yardımı ile bulmasıdır. Fakat bu yapılırken insanın bir çevrede yaşıyor olması da unutulmamalı. Yani boşlukta bir yerde duruyor değildir. Her şeyden evvel ayaklarıyla …

Devamı »

Bir geleneği olmak 1 – Mahmud Erol Kılıç

Tahminen yirmi yıl kadar evveldi. Geleneksel düşünce okulunun yaşayan temsilcilerinden Seyyid Hüseyin Nasr, kitaplarını neşreden İnsan Yayınları’nın davetlisi olarak bir dizi konferanslar vermek üzere İstanbul’a gelmişti. Bu meyanda yayınevinin sahibi rahmetli İlhan Akıncı ağabey Nasr’ı bir grup yerli yazar çizerle daha yakından tanıştırmak üzere evinde bir davet verdi. Yemek faslından sonra soru ve cevap şeklinde sohbete geçildi. Pek çok soru …

Devamı »

An’anedeki alim tipimiz (I) Davud el-Kayseri – Mahmud Erol Kılıç

Yazılarımızda günümüz Müslümanlarının ve hususen din adamları ve uzmanlarının İslam algıları ile An’anedeki âlimlerimizin İslam anlayışları arasında en temelde, yani eskilerin tabiriyle “Asıllar”da bazı mühim farklar olduğunu ileri sürmekteyiz. Ve kanaat-i âcizânemize göre problemin kaynağı da bu durum olmaktadır. Bu durumda yapılacak şey modernite tarafından asılları füru’, füru’ları da asıllaştırılmamış yani tepetaklak olmamış bir epistemolojiye sahip Gelenekli Ustalara müracaat etmektir. …

Devamı »

HAYATI ANLAMLI KILAN ADIMLAR

Sevdiklerimizin varlığı güç katar bize. Kabuklarımızı kırıp benliğimizi erittiğimiz ve nefsimizi terbiye ettiğimiz zaman içimizden sadece ve sadece sevmek ve sevilmek duygusu çıkacaktır. Nefsini arıtıp sevme sanatını öğrendiğimiz an, dostlarımızın duygularına tercüman olmaya başlarız. Farklı bedenlerde ortak ruhu taşıyıp aynı dili konuşmayı öğreniriz. Ancak bu merhalede yegâne görevimiz, dostlar olarak birbirimizin elinden tutmak, birbirimizi anlayacak bir yüreğe sahip olmaktır. Meşhur …

Devamı »

Cibril hadisi ve kadere iman

Bilindiği gibi iman, islam, ihsan ve bazı kıyamet alametlerinden bahseden ve hadis literatüründe “Cibril hadisi” olarak bilinen meşhur-sahih hadiste kadere iman maddesi de geçer. Bu hadiste Hz. Cibril, Efendimiz’e “iman nedir?” diye sorar, o da, “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, resullerine, ahiret gününe ve hayrıyla şerriyle kadere iman etmendir” diye cevap verir. Ne var ki bu hadisin Buharî’de geçen versiyonunda kadere iman maddesi …

Devamı »