anasayfa / Tasavvuf

Tasavvuf

Tasavvuf, kalbi saf yapmak, kötülüklerden temizlemek demektir. İnsanın kalbini, Allahü teâlânın muhabbetine bağlamak, Resûlullahın söz, hareket ve ahlâkına uymak, yolundan gitmektir. Kalb ile yapılması ve sakınılması gerekli şeyleri ve kalbin, rûhun, kötülüklerden temizlenmesi yollarını öğreten ilme, tasavvuf ilmi denir. Îmânın yerleşmesini, fıkıh ilmi ile bildirilen ibâdetlerin severek, kolaylıkla yapılmasını ve Allahü teâlânın sevgisine kavuşmayı sağlar. Tasavvuf ilmine, Ahlâk ilmi de denir. Âlimler tasavvufu çeşitli şekillerde ta’rîf etmişlerdir.

İslâm’ın içini boşaltmak üzere bir hâşiye – Mahmud Erol Kılıç

Zaman zaman biz Müslümanların hal-i pürmelâli ne olacak kabilinden bazı yazılar yazdım ve bir nefis muhasebesi yapmaya, bir otokritik yapmaya davet ettim. Bunu yaparken de benim mezhebim, benim tarikatım, benim meşrebim, benim ırkım ve en sonunda da bizzat “ben” bundan vâbesteyiz, bizde hiç problem yok, diğerleri yapsın gibi bir yaklaşımla hareket etmedim. Hepimiz elimizi taşın altına koymak durumundayız dedim. Bu …

Devamı »

Tasavvufun içini boşaltan şeyhler – Mahmud Erol Kılıç

Geçen haftaki yazımda “İslâm’ın İçini Boşaltan Müslümanlar” üzerine bazı tespitlerimi sizlerle paylaşmıştım. O yazıda, içerisinde en yüksek metafizik hakikatleri barındıran rahmet dini aziz İslâm’ı nasıl hep beraber insanlığın sığınılacak son adası olmaktan çıkarıp kendisinden kaçılan bir din haline getirdiğimizi sorgulamıştım. Tabii ki bunun tek bir sorumlusu yok. Aşamalı olarak işin içinde birden fazla elin olduğu bir süreç. İç sebepleri var …

Devamı »

İslâm’ın içini boşaltan Müslümanlar – Mahmud ErolKılıç

BD’de yapılan bir araştırmada “Bir zamanlar Müslümandım (Ex-Muslim)” diyenlerin sayısında büyük artış gözlemlenmekte imiş. Bunların çoğu sonradan ihtida ederek Müslüman olanlardan. Diğer bir kesim ise bazı Ortadoğu ülkelerinden Müslüman geçmişiyle Batı’ya gelenlerden. İslam’dan çıkanlardan bazısı ateist oldum derken bazısı da Hristiyanlık gibi başka bir dine girdim diyormuş. Hatta bu eski Müslümanlar İngiltere’de o kadar çoğalmış ki Council of Ex-Muslims of …

Devamı »

İrfansız ve hikmetsiz bir Sünniliğin vebali kime ait? – Mahmud Erol Kılıç

Sünniliğin irfansız ve hikmetsiz salt bir fıkıh ekolü haline indirgenmesine şiddetle karşı çıkmamız lazım. Yoksa eriyen ve bir taraftan gizlice Vahhabileşirken diğer taraftan mealcileşen bir yeni Sünnilik anlayışı sahayı kaplamaya başladı. İlginç olan şu ki siyasi olarak birbirine zıt olan laik ve İslamcı söylemlerin bu konuda ağız birliği etmeleri. Yoksa İbn Arabi, Mevlana, Davud-ı Kayseri, Molla Fenari Sünni değil miydiler? …

Devamı »

On derviş bir kilimde uyur da… – Mahmud ErolKılıç

Geçen haftaki yazımda Şîrâz ve orada yetişen büyük İslam mütefekkiri Hâfız’dan bahsetmiştim. Hâfız’dan bahsedip de Sa’dî’den bahsetmemek olmazdı. Bu iki İslam mütefekkiri sadece o yetiştikleri bölgenin değil bizim coğrafyamızın İslam anlayışında da müessir olmuş iki büyük âlimdir. Mesela Orta Doğu Arap coğrafyasının İslam anlayışının şekillenmesinde bu iki zatın yeri hemen hemen hiç yoktur. Buraların İslam’ı farklı dinamiklerle şekillenmiştir. Ama Van’dan …

Devamı »

ESAD ERBİLİ HAZRETLERİ KİMDİR?

Hicrî 1264 (m. 1847) senesinde Musul vilâyetinin Erbil kasabasında doğmuştur. Babası Erbil’deki Hâlidî tekkesi şeyhi Muhammed Saîd Efendi’dir. Dedesi, Hâlid-i Bağdâdî Hazretleri’nin halîfesi Hidâyetullah Efendi’dir. Hem baba, hem de anne tarafından Seyyid’dir. Es‘ad Efendi Hazretleri zâhîrî ilimleri genç yaşta ikmâl etti. Babasının irşad zamanına yetişemediği için zamanın kutb-i irşâdı Tâhâ el-Harîrî Hazretleri’ne intisâb etti. Bir sene sonra tarîkate girmek isteyenlere ders tâlimine mezun oldu. Beş sene sonra da …

Devamı »

Esad-ı Erbilî Hazretleri’nin Vefatı ve Hayat Kronolojisi

 N’ola bir kerre şâd olsun cemâl-i bâ kemâlinle Ki kemter “Bendeniz Es‘ad”, Sana olmak fedâ ister (Divân-ı Es‘ad) Bu yazımızda Es‘ad-ı Erbilî Hazretlerinin çok özet olarak vefat keyfiyetini ve hayat kronolojisini tesbit edip vermeye çalışacağız. 1930 başında yeni kurulan Serbest Fırka’ya halkın gösterdiği coşkun ilgiden, hükümet çevresi son derece huzursuz olur. İşte bu huzursuzluk atmosferi içinde Es‘ad-ı Erbilî Hz.leri (ks) …

Devamı »

Hayata İslâmî Dokunuş – Ali Ramazan Dinç Efendi

Kâinat insan için, insan da Rabbimize kulluk için yaratılmıştır. Her şey ona kul olarak gelecektir. Su akarak, hayat olup canlılık vererek, hava nefes alarak, güneş ısı ve ışık saçarak, toprak ürün vererek yapar kulluğunu. Hilâfet görevini icrâ etsin diye esirgemez hizmetini âdem evlâdından. Akıl, idrak, fehim/anlayış, tezekkür ve tefekkürü sâyesinde emânetleri yüklenen insanoğlu belli kurallara bağlıdır. Bu kurallar manzûmesine din …

Devamı »

Zihinci meczuplar – Mahmud Erol Kılıç

Dini ve felsefi ilimlerle ilgilenenler iyi bilirler ki enerjisi yüksek bu alanlarda sağlıklı işleyen bir kafa yapısına da sahip olmak gerekir. Bunu bilginin yegane kaynağı zihindir, mantıktır diyenler düzeyinde söylemiyorum. İster akli ister kalbi deyin bütün maneviyat düzeylerinin de maddi ve iletişim aleminde karşılığı vardır. Bunların da bir meratib içerisinde ve tutarlı bir şekilde izhar ettirilmesi kemal işaretidir. Bizi tanıyanlar …

Devamı »

Vahyin İnşa Ettiği Adam: Hz. Mevlânâ

Vahye dayanmayan söz, hevâ ve hevesten ibarettir. Toza toprağa benzer, havada yok olur gider. Böyle diyor Mevlânâ mesnevî adlı muhalled eserinde. Ve O, ekliyor, Kur’ân’ı okur da dediğini tutmazsan, peygamberi görüp onlara uymamışsın demektir. Şimdi sürekli konuşanlar olarak kendimize soralım: Bizim söylem dünyamız ne kadar vahye dayanıyor. Konuşmalarımızın içerisinde ne kadar ayetler yer alıyor yahut ne kadar ayetlerin doğrultusunda cümleler …

Devamı »