anasayfa / Hadis

Hadis

“Hz. Peygamber (s.a.v.)’in sözleri, fiilleri, takrirleri ile ahlâkî ve beşerî vasıflarından oluşan sünnetinin söz veya yazı ile ifade edilmiş şekli. Bu mânâda hadis, sünnet ile eş anlamlıdır,

Kıyamet günü hesaba çekilecek ilk üç kişi

Gizli şirk olan riyâ ve gösteriş için kullukta bulunmanın çok hazin bir aldanış ve fecî bir âhiret iflâsı olduğu, şu hadîs-i şerîfte ne kadar da ibretli bir şekilde ifâde edilmektedir: “Kıyâmet günü, aleyhlerinde ilk hükmedilen insanlar şunlardır:Birincisi; şehîd edilen kimsedir. O, Allâh’ın huzûruna getirilir. Allah ona bahşettiği nîmetleri anlatır. O da, bunları îtirâf eder. Cenâb-ı Hak:«–Öyleyse bunlara karşı ne yaptın?» …

Devamı »

SAKIN HADİS VE SÜNNETİ REDDEDENLERDEN OLMAYIN!!!

Hadisin – sünnetin delil ve bağlayıcı olması üzerinde biraz daha yoğun durmamızın nedeni, bazı kimselerin güya Kur’an’ı delil kabul edip sünneti cahilane bir üslupla delil kabul etmemelerinden kaynaklanmaktadır. Hz. Muhammed’in, Kur’an-ı Kerim’i açıklayıcı konumunu kabul etmeyip “Bize ayetler yeter” diyerek sünnetin fonksiyonunu reddetmek, hayatın ayrıntılarını rasyonaliteye bırakmak, içinde gizli bir yalancı peygamberlik iddiası bulunan bir tür sapkınlık değil midir? Bu …

Devamı »

İsar / Kardeşini Kendine Tercih Etmek

Sahabeler sadece hayat devam ederken zaten düzenli olarak ulaşabileceklerini umdukları nimetleri paylaşmamışlar; bunun da ötesinde son nefeslerinde verilen bir yudum suyu bile yanlarındaki başka yaralılara vererek onları kendilerine tercih etmişlerdir.  Sahabeden biri Rasûlullah (sav)’a gelerek aç ve perişan bir durumda olduğunu söyledi. Efendimiz kendi evine bir adam göndererek bu sahabi için yiyecek bir şeyler getirmesini söyledi fakat orada da yenecek …

Devamı »

Hadislerle Su – Dr. Fatma Şensoy

Fuzûlî, “Su Kasidesi” diye bilinen “Kasîde der Medh-i Hazret-i Fahr-ı Kâ’inât” dizelerinde Peygamber Efendimiz’in âlemlere rahmet olduğunu beyan ederken suyun da insanlığa rahmet olduğunu ifade etmektedir. Bu çağrışımdan hareketle suyun insan hayatındaki vazgeçilmezliği ile yine insanları saf ve duru bir arınmaya çağıran Hz. Peygamber arasında bir bağ kurabiliriz. Dolayısıyla Hz. Peygamber’in yolundan giden su, temizlik, duruluk ve tıpkı Peygamberimiz gibi günahlardan arındırma özelliklerini taşımaktadır: …

Devamı »

Mustafa İslamoğlu Patentli Yalanlar Serisi

Bir gün biri hokkabazlığın tarihini yazacak olursa, hiç şüphem yok seni “tarihin en usta hokkabazları” listesinin başına koyacaktır! Gelmiş geçmiş hokkabazların hiç birisi, cehaleti bilgi, yalanı hakikat diye pazarlamada senin yanına bile yaklaşamaz… (Bu yazının PDF nüshasını indirebilirsiniz. İndirmek için buraya tıklayınız.) Hayatın yalan senin; söylediklerin, yazdıkların, anlattıkların, jestlerin, mimiklerin… Utanma hissinden mahrum bırakılmış bir insandan beklenebilecek her anormallik sende; …

Devamı »

“Azlar”dan Olmak – Prof. Dr. İsmail Lütfü Çakan

“Kulluğun özü, iliği duadır”1 hadis-i şerifinden tanımını ve konumunu öğrendiğimiz dua ve yakarış konusunda kimi müslümanların pek mâhir/becerikli olduğu, kimi müslümanların da neyi, nasıl isteyeceklerini bir türlü bilemedikleri ve bundan şikayetçi/mustarip oldukları bilinmektedir. Esasen dua âyetleri ve hadis-i şeriflerdeki dua örnekleri bu konuda ümmetin işini kolaylaştırmaktadır. Onları öğrenmiş olmak bilgiyi; yerine göre seçip dillendirmek de bilinç ve beceriyi gerektirmektedir.Pek tabii …

Devamı »

Bir Tek Hadis için… – Ebubekir Sifil

Hadis Tarihi okuyan herkes, Sahabe döneminden itibaren, duyduğu bir tek hadis için günlerce, aylarca yol yürüyüp, rivayeti kaynağından teyit etme hassasiyeti gösteren pek çok isme dair çok sayıda çarpıcı anekdotla karşılaşmıştır. Sahabe’den Ebû Eyyûb el-Ensârî (r.a)’ın Medine’den Mısır’a1), Câbir b. Abdillâh (r.a)’ın yine Medine’den Şam’a2) bu amaçla yaptığı “rıhle”ler bu yüksek hassasiyetin belki ilk örnekleridir, ama son olmadıkları açıktır. O örnekler …

Devamı »

Sünnet İnkârcılarının Zihniyet Ataları – Ebubekir Sifil

Modern zamanlar, pek çok İslamî hüküm, değer ve inancın bizzat Müslümanlara tartıştırıldığı zaman dilimleri olarak kayda geçiyor. Her ne kadar biz benzer bir durumun Sahabe kuşağı henüz hayattayken yaşandığını görüyor isek de, arada önemli bir fark var: O dönemlerde bu meseleleri tartışanlar, Müslüman toplum tarafından hiçbir zaman benimsenmemiş, hep eğreti durmuş, hep “heretik/sapkın” olarak değerlendirilmiştir. Bugünse bilhassa Osmanlı’nın tarih sahnesinden …

Devamı »

Malayaniyi Terk Etme Zarureti – Ali Ural

  حدثنا قتيبة حدثنا مالك بن أنس عن الزهري عن علي بن حسين قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إن من حسن إسلام المرء تركه ما لا يعنيه Ali b. Hüseyin’den (r.a) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sav) şöyle buyurdu: “Kendisini (doğrudan) ilgilendirmeyen şeyi terk etmesi, kişinin iyi Müslüman oluşundandır.” (Tirmizî, Zühd 11. Ayrıca bk. İbni Mâce, Fiten …

Devamı »

Sünnet’in Korunmuşluğu – Ebubekir Sifil

Sünnet’i ve hadisleri Mü’minler’in hayatından çı­karmaya azimli çevrelerin, oluşturmayı hedefledikleri “boş alan”ı heva ve hevesleriyle doldurma arzusuyla kıv­ranırken dillerine do­ladıkları bir argüman var: “Allah Teala Kur’an’ı koruyacağını bildirmiştir. Ancak Sünnet ve hadisler için böyle bir garanti yok­tur. Şu halde eli­mizde güvenilir din kaynağı olarak sadece Kur’an vardır” diyorlar. Burada işaret edilen ilahi garanti, “Muhakkak ki Zikr’i biz indirdik; onun koruyucusu da biziz.”[1] ayetinde …

Devamı »