anasayfa / Akaid /Kelam

Akaid /Kelam

İslam Alimlerinden olan Seyyid Şerif Cürcani de “Akaid”i terimini tanımlarken İslam dininin ameli değil, itikadi hükümlerini ihtiva eden ve bu ilmi konulardan bahseden bir ilim” olarak ifade etmiştir

İzmirli İsmail Hakkı, İlmî Şahsiyeti ve Görüşleri

ismail hakkı

İlmî Şahsiyeti ve Görüşleri. İzmirli İsmail Hakkı, ilim anlayışını ve uyguladığı metodu açıklarken ilke olarak Hz. Peygamber dışında kimseyi günahsız ve hatasız kabul etmediğini belirtmiş, eski âlimlerin görüşlerine değer vermekle birlikte kişileri veya ekolleri körü körüne taklit etmeden gerçeğe ulaşmaya çalıştığını söylemiştir. İzmirli bilhassa iyi bir nakilci olmakla övünmüş, nakillerde tahrife ve yanlış anlamaya meydan vermeme, delile dayanmayan bir fikri …

Devamı »

İzmirli, İsmail Hakkı KİMDİR ?

ismail hakkı

İzmir’de doğdu. Çubukçu Hüseyin Efendi’nin torunu ve yedek yüzbaşı Hasan Efendi ile Giritli Hafize Hanım’ın oğludur. Küçük yaşta iken babasını kaybetti ve kardeşiyle birlikte annesi tarafından yetiştirildi. İlk öğrenimden sonra babasının amcası Âmâ Hâfız’ın yanında hıfzını tamamladı. Bir yandan medrese dersleri alırken öte yandan rüşdiyeyi bitirdi ve Ağustos 1891’de Namazgâh İbtidâî Mektebi’ne muallim tayin edildi. Aynı yıl İzmir Dârülmuallimîni’nde fahrî …

Devamı »

İhsan ŞENOCAK: KİM TERS YÖNE GİRDİ MEALCİLER Mİ, ULEMA MI?

İslam nazarında hocanın hatırı büyüktür. Bu yüzden “Âdab-ı İslamiyye” kitaplarında hoca-öğrenci münasebetinin nasıl olması gerektiği ile alakalı pek çok tespit ve rivayet vardır. Talebenin Mişkâtu’n-Nübüvve ile irtibatı hoca vasıtasıyla olur. Hoca, varlık sebebidir. Bu yüzden Nevevî ulemayı ebeveyn makamında kabul eder (Nevevî, Tehzîbu’l-Esma, I, 11). Müslim b. Halid ez-Zencî’nin kafa kağıdından bahsederken “O, Allah Rasûlü’ne kadar uzanan fıkıh silsilesinde yer …

Devamı »

Şefaat Haktır – Kur’an’dan Deliller – 8. Delil: Zuhruf suresi 86. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Sekizinci Kur’an Delili, Zuhruf suresinin 86. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur:  أَستعيذ بالله ،  وَلاَ يَمْلِكُ الَّذِينَ يَدْعُونَ مِنْ دُونِهِ الشَّفَاعَةَ  Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleri şeyler şefaate sahip değildirler  إِلاَّ مَنْ   şefaate ancak o kimse sahiptir ki  شَهِدَ بِالْحَقِّ وَهُمْ يَعْلَمُونَ  bilerek hakka şahitlik etti. Manaya bir daha dikkat kesilelim: Allah’ı bırakıp da ibadet ettikleri şeyler -yani putlar- şefaate sahip değildirler. …

Devamı »

Şefaat Haktır – Kur’an’dan Deliller – 7. Delil: Enbiya suresi 28. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Yedinci Kur’an Delili, Enbiya suresinin 28. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur:  أَستعيذ بالله ،  وَلاَ يَشْفَعُونَ  Onlar şefaat edemezler إِلاَّ لِمَنْ   ancak o kimseye şefaat edebilirler  ارْتَضَى  Allah ondan razı oldu. Manaya bir daha dikkat kesilelim: Onlar, ancak Allah’ın razı olduğu kimseye şefaat edebilirler. Şöyle de manalandırabiliriz:  Onlar, Allah’ın razı olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler. Şimdi, bu ayet-i …

Devamı »

Şefaat Haktır – Kur’an’dan Deliller – 6. Delil: Yunus suresi 3. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Altıncı Kur’an Delili, Yunus suresinin 3. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  مَا مِنْ شَفِيعٍ  Hiçbir şefaatçi yoktur  إِلاَّ مِنْ بَعْدِ إِذْنِهِ   O’nun izninden sonrası müstesna… Manaya bir daha dikkat kesilelim: O’nun izninden sonrası müstesna, şefaat edecek hiç kimse yoktur. Şöyle de mana verilebilir: Ancak onun izninden sonra şefaat edilebilir. Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil …

Devamı »

Şefaat Haktır – Kur’an’dan Deliller 5. Delil: Necm suresi 26. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Beşinci Kur’an Delili, Necm suresinin 26. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  وَكَمْ مِنْ مَلَكٍ فِى السَّمَاوَاتِ   Göklerde nice melek vardır ki   لاَ تُغْنِى شَفَاعَتُهُمْ شَيْئًا  onların şefaatleri hiçbir fayda vermez إِلاَّ مِنْ بَعْدِ أَن يَأْذَنَ اللَّهُ  ancak Allah izin verdikten sonra fayda verir.  Peki, kim için izin verdikten sonra fayda verir?   لِمَن يَشَاءُ وَيَرْضَى  dilediği ve razı olduğu …

Devamı »

Şefaat Haktır – Kur’an’dan Deliller 4. Delil: Sebe suresi 23. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Dördüncü Kur’an Delili, Sebe suresinin 23. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur: أَستعيذ بالله ،  وَلاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ عِنْدَهُ   O’nun yani Allah’ın katında şefaat fayda vermez  إِلاَّ لِمَنْ   ancak o kimse müstesna ki  أَذِنَ لَهُ   Allah ona izin verdi. Manaya bir daha dikkat kesilelim: Allah’ın izin verdiği kimse müstesna, O’nun huzurunda şefaat fayda vermez. (Sebe’, 34/23) Şimdi, bu ayet-i kerime üzerinde biraz tahlil yapalım. …

Devamı »

Şefaat Haktır – Kur’an’dan Deliller – 3. Delil: Meryem suresi 87. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz Üçüncü Kur’an Delili, Meryem suresinin 87. ayet-i kerimesidir. Manaya bir öncesinden bakacak olursak: أَستعيذ بالله ، وَنَسُوقُ الْمُجْرِمِينَ إِلَى جَهَنَّمَ وِرْدًا  Suçluları susuz olarak cehenneme süreceğiz.   لاَ يَمْلِكُونَ الشَّفَاعَةَ   Onlar şefaate malik değildirler. Yani onlara şefaat edilmez.  إِلاَّ مَنْ   Ancak o kimse şefaate maliktir. Yani ancak o kimseye şefaat edilir. Peki, o kimse kimdir?   اتَّخَذَ عِنْدَ الرَّحْمَنِ عَهْدًا  Rahman’ın katında bir söz alan… Manaya bir …

Devamı »

Şefaat Haktır – Kur’an’dan Deliller – 2. Delil: Taha suresi 109. Ayet

Şefaatin hak olduğuna dair göstereceğimiz İkinci Kur’an delili, Tâhâ suresinin 109. ayet-i kerimesidir. Bu ayet-i kerimede şöyle buyrulur:  أَستعيذ بالله ،  يَوْمَئِذٍ  O gün  لاَ تَنْفَعُ الشَّفَاعَةُ   şefaat fayda vermez  إِلاَّ مَنْ   ancak o kimseye fayda verir. Peki, o kimse kimdir?   أَذِنَ لَهُ الرَّحْمَنُ  Rahman’ın kendisine izin verdiği   وَرَضِيَ لَهُ قَوْلاً  ve sözünden hoşnut olduğu. Manaya bir daha dikkat kesilelim: O gün, Rahman’ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimselerden başkasına şefaat …

Devamı »