anasayfa / Fıkıh

Fıkıh

Yere değen, su ve çamur bulaşan elbise ile namaz kılınabilir mi?

Değerli kardeşimiz, Bu şekilde namaz kılmak, namaza zarar vermez. Nitekim, konuyla ilgili bir hadis rivayeti şöyledir: Abdurrahman b. Avf’ın oğlu İbrahim’in Ümmü Veledi (Humeyde) den rivayet edilmiştir. O; ResûluIIah Efendimizin hanımı Ümmü Seleme (r.anhâ) validemize; “Ben eteğini uzatan bir kadınım, pis yerlerde yürüyorum (ne yapmalıyım)?” diye sordu. Ümmü Seleme (r.anha); Resûlullah (sallellahü aleyhi vesellem) “Onu sonraki (temiz yer­ler) temizler.” buyurdu …

Devamı »

Faizsiz bankaların finansman kullandırma yöntemleri – Prof. Dr. Hamdi Döndüren

Faizsiz finans kurumları ile tasarruf sahipleri arasındaki ilişki, “Mudarebe (emek-sermaye ortaklığı)” esasına dayanır. Finans kurumu işletmeci (mudarib), bu işletmelerin kâr-zarar katılım fonlarına para yatıranlar ise, sermaye (re’sülmal) sahibi tarafını oluşturur. İşletme, çeşitli vadelerde yatırılan sermayeleri, vadesine göre, 3 veya 6 ay, 1 yıl, 3 yıl gibi kâr-zarar katılım fonlarında toplar ve bunları vade sonundan önce geri dönecek şekilde finansman olarak …

Devamı »

Kumarda kullanılacak bilgisayar proğramı yapmak caiz mi?

1. Kötülüğü yapmak haram olduğu gibi ona neden olmak da caiz değilidr. Bu açıdan böyle bir işe yardımcı olmak kişiyi sorumlu eder. Nitekim alimlerimizin çoğunluğu böyle bir şeyin haram olduğunu söylüyorlar. Dolayısıyla kumar programının yapılması caiz değildir. 2. Ancak hem helal yönde hem de haramda kullanılabilecek bir program yapılmışsa bu haram olmaz. Tıpkı bilgisayar ve televizyon gibi… Kaynak: Sorularla İslamiyet

Devamı »

Sandalyede Namaz olur mu ?

Öncelikle, günümüzde sandalyede namaz kılanların artışını, eskiye göre namaz şuurunun insanımızda daha çok yer ettiğine bağlamak daha isabetli olur kanaatindeyiz. Bize öncelikle hüsnüzan yakışır ve hüsnüzan yeter. Hiç kimsenin eli ayağı tutarken ve namazın rükünlerini tadil-i erkân üzere düzgünce yaparken, sandalyede oturarak daha keyifli bir biçimde namaz kılmayı tercih ettiğini düşünmeyelim. Hiç şüphesiz sandalyede namaza ruhsat veren özür durumlarını yazmakta …

Devamı »

Fıkhî Boyutuyla Oruç – İdris Kocabaş

Oruç, ‘Bir şeyden uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak’ anlamına gelen Arapça savm’ın (sıyâm) Farsça karşılığı olan rûze kelimesinin Türkçeleşmiş şeklidir. Savm ve sıyâm ile türevleri Kur’ân-ı Kerîm’de on üç yerde, hadislerde ise çok sayıda geçmektedir. Terim olarak oruç, tan yerinin ağarmasından güneşin batmasına kadar şer‘an belirlenmiş ibâdeti yerine getirmek niyetiyle yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmayı ifâde …

Devamı »

Fıtır Sadakası Nedir, Kimlere Verilir ?

FITIR SADAKASI (FİTRE) NEDİR? Fıtr sözlükte “Orucu açmak”, fitre de “Yaratılış” anlamına gelir. Buna “Fıtır sadakası” denir ki, fıtrat sadakası, yani sevap için verilen yaratılış atıyyesi demektir. Dini bir terim olarak şöyle tanımlanır: Ramazan Bayramı’na yetişen ve temel ihtiyaçlarının dışında belli bir miktar mala sahip olan Müslümanların kendileri ve velâyetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle yükümlü bulundukları mâlî bir ibadettir. …

Devamı »

Hanefi, Şafi ve diğer mezheplere göre Kur’an-ı Kerim’ i dinlemek farz mı, vacip mi, sünnet mi?

A’raf suresinin 204. âyetini değerlendiren Hanefî âlimleri, buradaki emrin hem namazda ve hutbede hem de namaz dışında geçerli olduğu görüşündedir. Bu görüşü savunan Hanefî mezhebi âlimlerine göre, Kur’an’ı dinlemek vaciptir. Eğer bir yerde fıkıh yazan (ilimle meşgul olan) bir kimse olduğu hâlde, birisi orada Kur’an okur da o kimse de meşguliyetinden ötürü dinleyemezse okuyan günahkâr olur. (el-Bahru’r-Râik- şamile- 3/372) Ancak …

Devamı »

Uzanarak, yatarak Kur’an dinlemenin bir sakıncası var mıdır; illa oturarak mı dinlemek gerekir?

Kur’an-ı Kerim’i bir insan sesli olarak okuyor ve biz de bu sesi duyuyorsak, onu dinlemek ve susmak farzdır. Bu esnada başka bir işle meşgul olmak caiz değildir.Ancak televizyon, bilgisayar ve radyo gibi şeylerden okunan Kur’an’ı dinlemek ise farz değildir. Çünkü doğrudan insan sesinden değildir. İnsanın sesinin alınıp kaydedildiği bir aletten yansımadır. Fakat dinlersek sevap alırız. (bk. Elmalılı Hamdi Yazır, Araf …

Devamı »

Ululemre İtâat

İtâat; Hakk’a boyun eğmektir. Hakk’a kulluğun sarsılmaz bir ifâdesidir. Kararlılığın, samîmîyetin, bağlılığın aidiyetin ifâdesidir. Faklı adreslere savrulmamanın, kafa karışıklığına uğramamasının, sakat fikirlere kurban gitmemenin adıdır. Müslümanın itâati anlık değil daimi, sureta değil candan, kula kulluk sapkınlığında değil Hakk’a kulluk aydınlığındadır. Çünkü mü’min Allâh’a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itâat olunamayacağını bilir. Allâh’a peygambere ve ululemre itâatin İlâhî fermân olduğu …

Devamı »

İSLAM HUKUKU AÇISINDAN NİŞANLANMA

Hemen hemen, bütün toplumlarda rastlanan, sosyal bir olay olan nişanlanma,  değişik adet ve biçimlerde de olsa bütün toplumlarda sosyal bir olay olarak önem  taşımaktadır. Başlangıçta daha çok bir adet ve gelenek biçiminde yaşanmış ve  düşünülmüş olan nişanlanma, sonraki dönemlerde hukuk düzenleri içerisinde yer  almıştır.  Tedvinden önce, İslam hukukunda nişanlılık müessesesi hukuki bakımdan  tanınmamıştır; ancak ahlaki ve dini noktai nazardan nişanlı …

Devamı »