anasayfa / Yazi Atlasi

Yazi Atlasi

ETCEP PROJESİ ve MİLLİ EĞİTİM – Sema Maraşlı

Milli Eğitim ve Aile Bakanlığı Ak Parti’nin en çok eleştiri alan bakanlıkları olduğu için yeni dönem herkes, iyi seçimler yapılmış olmasını umut ederek bekledi bakanların açıklanmasını. Okullar yıllarca sınav, not ve ezberciliğe dayanan köhne eğitimiyle çocukları okullardan nefret ettirdi. Ayrıca çocuklara ve gençlere ahlaki bir katkı yapmadığı gibi bir de son yıllarda öğrenciler arasında deizm, uyuşturucu, alkol, fuhuş ve akran …

Devamı »

Ruhsallığı öldüren modern hayat – Mahmud Erol Kılıç

Bir arkadaşım tekke metrukatından bir elyazmasını incelerken sayfaların arasında yine eski yazı bir not buluyor. Ne olduğunu merak edip bana da gönderiyor. O kısa bilgi notunun bende çağrıştırdığı hissiyatı sizlerle paylaşayım istedim bugün. Zira modern hayatın profanlaşması bizi o notta yazılı olan şeyden çok uzaklaştırdı artık. Amin Maalouf’un bir elyazması üzerinden yazdığı Semerkand’ı gibi eğer romancı olsa idim bu nottan …

Devamı »

Değişkenlerin sâbite katına yükseltilmesi: Epistemik kölelik ve Tarihselcilik sefâleti (2)

Tarihselcilik, Almanya’nın darmadağınık olduğu bir zaman diliminde bir Alman ruhu icat ederek Almanya’yı toparlamak amacıyla doğdu, esas itibariyle. Farklı kültürlere, dillere kapı aralayan bir arayış olarak. MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEKİÇİN TIKLAYIN Zamanla, izafîleştirici, her şeyi kayıtlı zamana ve mekâna kilitleyici, dolayısıyla insanı tanrılaştırıcı, tarihi kutsayıcı özellikleri nedeniyle kıyasıya eleştirildi; sonunda, Karl Popper tarafından hurdaya çıkarıldı. Tarihselciliğin, tarihi mutlaklaştırarak hakikati izafîleştirici özelliğinin, hakikat …

Devamı »

Değişkenlerin sâbite katına yükseltilmesi: Epistemik kölelik ve tarihselcilik sefâleti (1)

Müslümanların başına gelebilecek en büyük felâket, hadisleri ve Kur’ân’ı tartışmaya açmaktır. Kur’ân’ın vahyî karakterinin tartışılmaya açılması, tarihselcilik akımı üzerinden yürütülüyor. Tarihselcilik, Kur’ân’ı izâfileştirecek ve Kur’ân’ın vahyî konumunu tartışılır hâle getirecek, sonuçta, Müslüman kitlelerin, özellikle de genç kuşakların inanç temellerini alt üst edecek tehlikeli bir akımdır. Tarihselcilik, Batı’da bile kıyasıya tartışılmış ve hurdaya çıkarılmıştır. Ülkemizde Batı’da hurdaya çıkarılan bir akım üzerinden …

Devamı »

Siyasî kölelikten sonra epistemik kölelik: Hadislerden sonra sıra Kur’ân’da! – Yusuf Kaplan

Pandora’nın kutusu açıldı: Bu sütunda yıllardır dikkat çektiğimiz gibi, hadislerden sonra Kur’ân da tartışma konusu yapılmaya başlandı!  İslâm dünyasının kan gölüne çevrildiği, her geçen gün daha küçük dilimlere ayrılarak paramparça edildiği, Müslüman halkların ırk, mezhep ve kabile bağlarının kaşındığı, birbirine düşürüldüğü böylesine zorlu, ürpertici bir zaman diliminde İslâm’ın kurucu kaynakları hadisleri ve Kur’ân’ı tartışmaya açmak, Müslümanların başına gelebilecek en büyük …

Devamı »

Hiçbir Erkeğin Şerefi Güvence Altında Değil – Sema Maraşlı

İstanbul sözleşmesi ve bununla bağlantılı olarak çıkarılan 6284 sayılı kanun maddesi ile hiçbir erkeğin namusu şerefi hürriyeti garanti altında değil. Erkeklerin insani hakları, kadınların iki dudağı arasında. Bir kadın “şu erkek bana cinsel istismarda bulundu” dediği anda tecavüz ya da elle taciz bile olması gerekmiyor, erkeğin hayatı orada bitiyor. Kadının delil, belge, şahit sunmasına da gerek yok. Adam o gün …

Devamı »

DERSİMİZ İMAN

Klasik kelam âlimleri; “İman edilecek hususların bir kısmına iman edip bir kısmına iman etmeyen kimsenin imanı sahih değildir.”[1]Demek suretiyle itikadi esaslardaki bütünlüğü zedeleme sorununa vurgu yapmışlardır. Bu ifadenin bir başka açılımı ise; “Zaruratıdiniyeden birini inkâr, dinî hükümlerin hepsini inkâr sayılır.” kuralıdır. Bunların hepsi gösteriyor ki iman bir bütündür ve kesinlikle parçalanma ve bölünme kabul etmez. Parçalı bir iman, “yok” hükmündedir …

Devamı »

AH ! NEZAKET

Hz. Peygamber insanlara her zaman nezaketli ve kibar davranmıştır. Davet önderlerinin ve liderlerin öğrenip uygulamaları gereken en önemli sünnetlerden birisi de nezaket, kibarlık ve merhamettir. Kur’an-ı Kerim, Hz. Muhammed’in(s.a.v.) bu özelliği ile başarısı arasındaki ilgiyi şu ayette açıkça dile getirmiştir: “فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ اللّهِ لِنتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنتَ فَظًّا غَلِيظَ الْقَلْبِ لاَنفَضُّواْ مِنْ حَوْلِكَ فَاعْفُ عَنْهُمْ وَاسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِي الأَمْرِ …

Devamı »

SABIR ZAFERİN ANAHTARIDIR

Sabır zaferin anahtarıdır. Yüce Allah’ın isimlerinden olan “es-Sabur”dan gereken payı Müslümanlar almalıdırlar. Bu payın üzerinde en üst seviyede tecelli ettiği kimseler peygamberlerdir. Kur’an sabır kavramına çok boyutlu açıklık getirmiştir. Amiyene anlayışı değiştirmiştir. Kur’an zaviyesinden bakarsak sabır tam bir direnç ahlakıdır. Sabrın bir direnç ahlakı olduğuna şu ayet delalet etmektdir: “وَكَأَيِّن مِّن نَّبِيٍّ قَاتَلَ مَعَهُ رِبِّيُّونَ كَثِيرٌ فَمَا وَهَنُواْ لِمَا أَصَابَهُمْ …

Devamı »

İSLÂM DAVASI ŞAHISLARLA MUKAYYET DEĞİLDİR

İslâmî hareket şahıslarla mukayyet değildir. Bu ifadeden kasıt, insanlar dinin muhataplarıdırlar. İslâm dininin kaynağı Yüce Allah’tır. Dinin sahibidir ve dinini tamamlayacak olan da odur. İnsanlara din vasıtasıyla hidayeti ve hayırlarla dolu güzel bir hayatı teklif etmektedir. Bu anlamda din hayatın kendisidir. Rabbimiz hayatın heva değil de vahiy üzerine bina edilmesini emretmiştir. Şayet insanlar dinin tekliflerini kabul etmezlerse neticesine katlanmak suretiyle …

Devamı »