anasayfa / Yazarlar / Ali Ramazan Dinç

Ali Ramazan Dinç

Kardeşlik Ayrı Cesetlerde Bir Ruhtur

AFAKTA DOSTLUK: Âlemde, bir biriyle kardeş olmayan hiçbir varlık yoktur. Her nesne de bir ünsiyet vardır. Kar, yağmur toprağı sevmese, yere düşmez; toprak da yağmuru bağrına basmaz. Bülbül gülü sevmese, sarmaş dolaş olmaz; bülbül gülün hasretiyle nameler atmaz. Tabiatta güneşin arza küstüğü olmuş mu? Gökteki cisimler bile birbirleriyle kardeştir. Bu dostluk kurulmasa, intizam bozulur. Kıyametin kopması bu ilahi düzenin bozulmasına bağlıdır. Sema yarılıp yıldızlar dökülünce, …

Devamı »

Kurumasın Membalar

kurumasın membalar

De ki, ‘Baksanıza, eğer suyunuz çekilse (zahiri kaynaklar, pınarlar, dereler, çaylar, basiret, manevi membalar, gözler, gönüller) size kim bir akarsu getirebilir. Hiç şüphesiz alemlerin rabbı olan ALLAH ikramda bulunur size.'(Mülk Sûresi- 30.Ayet) Şarıl şarıl akan sular, gürül gürül giden çaylar, ırmaklar akmaz oldu, bu yıllarda. Yağdığı yerlerde yağmurların sel ve felaket, yağmadığı yerlerde ot ve nebatat bitmiyor. Sıcakların bütün dünyada …

Devamı »

Mahsül Ayı

mahsul ayı

Niyetin Hâlis Olması, Amelin Mahsûlünü Bereketlendirir İbadet ve taatler, biz kullan tarafından, Hak Teâlâ emrettiği için yerine getirilir. Seçkin kullar, Allah (c.c.) bizi sevsin kaygısıyla hareket etmez; onlar sadece, O’nun sevdiği amelleri işlerler. Bu niyetle yapılan ibâdet, kulu, adım adım Hakk’a yaklaştırır. İbadetlerin ecir ve mükâfatı, gönlün iştirakiyle kat be kat artar. Niyetlerin halis olması, kulluğun, sadece Allah Teâlâ’nın rızası umularak …

Devamı »

DUA

Dua, şeytanın yalan yemini üzere yasaklanan ağacın meyvesinden yeyip yeryüzüne inen, iki yüzyıl zellesine ağlayan ebü’l-be-şerin, gözyaşını silen el… Dua, azgın kavmin, bütün ikazlara rağmen söz dinlemez asilerin sulara gark olup, kahrına sebep olan dil… Derdi, Eyyub’a aşk olan peygamberin ızdırabına sürülen merhem… Ateş-i Nemrud’u, İbrahim’e gül… İlâhi minberin hatibini, bülbül kılan sır… Dua, Enallah iddiasıyla küçücük bir sineğe mağlup …

Devamı »

Daim Zikirde Olmak

Et-Terbiyyetü’l-islâmiyye kitabında müminin 24 saati, güzel hâlleri maddeler hâlinde şöyle anlatılır: Mümin her an Cenâb-ı Hakk’ı hatırlar. Zikir sadece dil ile olmaz davranış da bir’zikir’dir. Allâh rızası için helâl rızık kazanmak bir ‘zikir’dir. Namaz,’zikir’dir; nafile ta-atler, tebliğ, davet hepsi ‘zikir’dir. Mümin, abdestli yatıp tesbihatla meşgul iken uykuya dalmasından bile sevap kazanır. Ehliyle hoş ünsiyeti dahi’zikir’dir. Mümin,’zikir’hususunda mazereti olmayan insandır.’Meşgalem çok …

Devamı »

Rahmet Bahrine Yolculuk

Hac ve umre, akraba, eş, dost ve çevre ile iyi münasebetler kurulması açısından en güzel vesilelerden biridir. Yola çıkan kişi, helalleşir. Allah’a ısmarladık diyerek sevgiyi perçinleştirir. Eğer küslükler varsa barışmaya bu yolculuk sebep olur. Madden çıkılan bu sefer, ahiret yolculuğunun da misalidir. Çünkü kişi; Ölümü ile çoluk çocuğunu, ehlini ve malını terkeder sadece ameli ile kavuşur Mevlâya. Giyer kefeni, Çıkarır elbisesini Veda eder …

Devamı »

SELAM

Selam, huzur ve esenliktir. Ruhun, elest bezminde verdiği söze sadakattir. Etrafına faydalı olanlar, ülkede asayişi temin edenler, aşını ekmeğini ağız tadıyla yiyenler sözünde doğru olanlardır. Sabırlı, itaatte ısrarlı, menhiyat işlememeye kararlı, iç ve dışta sulhu temin eden, Allahü Teâlâdan korkanlar ezel bezminde verdiği ahde bağlı kalanlardır. Selam bütün peygamberlerin ortak özelliği olan tevhiddir. Allah’ı ve Resulü’nü inkar etmeyen, Peygamberlerle Cenâb-ı …

Devamı »

DÜNYA VE AHİRET

‘Bir yolcunun mola verip, ağacın altında az bir müddet istirahat edip terk ettiği gölgedir.’ bu dünya. Anne karnına göre dünyanın durumu ne ise, bu dünyaya göre de ahiret öyledir. Üç-beş litrelik bir cenderenin içinde yavru döner durur; yediği, içtiği kandan ibaret olan bu mekanı kendisi için en iyi bir hayat bilir. Yavrunun ahiret hayatını inkar etmesi, kulağına eğilip çocuğun: ‘Senin …

Devamı »

BELA VE MUSİBET

Allah’ın kalplerini takvâ için imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret  ve büyük bir mükafat vardır.’ müjdesiyle en büyük nimet olan takvaya kişi, imtihanla erişir. Kâzî ve Beyzavî’nin beyanlarına göre tortusu atılıp hâlis hâle getirilen eşya gibi, kişi ilâhî görevlerle imtihan ve meşakkatlerle kalbi pâk olarak takvâya, birr ü ihsâ-na (iyilik ve lutfa) nail olur. Tozlu, topraklı maden taşlarının fabrikada işlenerek demir, …

Devamı »