anasayfa / Alıntı

Alıntı

Kur’an ve Arkeoloji Işığında Nuh Tufanı

KUR’AN VE ARKEOLOJİ IŞIĞINDA NUH TUFANI

Dünya tarihine baktığımızda yerkürenin pek çok bölgelerinde çeşitli zamanlarda büyük su  baskınları ve tufanları olduğunu görür ve bunların efsanelerine rastlarız. Bunların en  meşhurlarından biri Nuh Tufanı’dır. Tevrat ve Kur’an’da anılması, yaygınlaşmasına ve asırlar  boyu canlı kalmasına sebep olmuştur. Hatta zamanla Nuh tufanı hikâyesi, dünyanın başka  bölgelerindeki tufan olaylarının hikâyeleriyle de karışmış, özleştirilmiştir. Konuyu daha önce  de ele almış ve bir …

Devamı »

Hanefi Usulcülere Göre Hz. Peygamberin Fiilleri

Hanefi Usulcülere Göre Hz. Peygamberin Fiilleri

Hz. Peygamberin fiilleri özellikle teşrii değerleri açısından usulcüler arasında ötedenberi tartışılagelmiş bir konudur. Efalu’r-Resul ilk asırlarda genellikle sünnet terimiyle karşılanmıştır. Sünnetle hadisin henüz eş anlamlı kabul edilmediği devirlerde Hz. Peygamberin fiilleri fıkhın temelini teşkil ediyordu. Zira dinle ilgili uygulamalar sözden çok Hz. Peygamberin tatbikatına dayanıyordu. Sözlü anlatımlar fiili uygulamaları da nakletmekle beraber, daha çok, menakıb, fezail, fiten ve melahım, zühd ve rekaik, kıyamet alametleri” cennet ve cehennem …

Devamı »

O’ndan Bir Hatıra: Misvak

Sahabe-i Kiram Efendilerimizin anlattıklarına göre Allah Rasulü s.a.v. gece gündüz sürekli misvak kullanmıştır. Özellikle eve girdiğinde, uyumadan önce, namaza çıkmadan önce mutlaka misvak kullanmıştır. Alimlerimiz, Sünnet-i Seniyye’ye uymaktan maksadın Allah Tealâ’nın rızasına ve Efendimiz s.a.v.’in şefaatine nail olmak olduğunu bildirmişlerdir. Bizim için “Üsve-i Hasene / En Güzel Örnek” olan Efendimiz s.a.v.’in birçok sünneti günümüzde ya unutulmuş ya da çok az …

Devamı »

Kur”anı Kerimde İftira Kelimesi ve Peygamberlere Atılan İftiralar

Kur’an-ı Kerim’de “iftira, ifk ve bühtan” mastarları, bazen olduğu gibi, bazen de müştakları ile geçer. Mesela Nur Suresinin 11. ayetinde Hz. peygamberin zevcesi hakkında yalan uydurarak iftira edenlerden bahsedilirken”el-ifk=” kelimesi geçmektedir. Keza aynı sürenin 13. ayetinde, “apaçık bir iftira” manasında”ifkün mübin” ifadesi geçmekte, İslam aleyhine asılsız söz uydurmak, Hz. Peygamber hakkında asılsız iddia ve iftiralarda bulunmak, Kur’an-ı Kerim hakkında uydurulmuş iddiasını ileri sürmek manalarında”ifk, ifkün …

Devamı »

Cihadın Gayesi Nedir ve Batı’nın Cihad Algısı

Cihadın Gayesi Nedir ve Batı'nın Cihad Algısı

İslam’da Cihad Kavramı ve Hakkındaki Yanlış Anlaşılmalar Her ne kadar Hz. Peygamberin İslam’ı yeryüzüne yaymak için yapması gerekenler arasında cihad yapmak da sayılsa da, Hz. Peygamberin asıl görevi Kur’an-ı Kerim’i, İslam’ı, tebliğ ve teybin etmek (açıklamak) idi. Bunun en açık ifadesini şu ayette görmekteyiz: “Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et! Eğer bunu yapmazsan O’nun mesajını iletmemiş olursun. Allah seni …

Devamı »

Bir Bilgi Kaynagi Olarak Tasavvufta Keşfin Degeri

Bir Bilgi Kaynagi Olarak Tasavvufta Keşfin Degeri

Tasavvuf yoluna girenlerin belli bir mücahede şeklini uyguladıkları bilinmektedir. Bu mücahede sırasında meydana gelen keşf halinin süfiler nazarında ayrı bir önemi vardır. Zira keşf halini yaşayan mürid, özellikle duyu organları ve aklın yetersiz kaldığı metafizik alanda bazı bilgilere ulaşmaktadır. . Genel olarak manevi perdenin açılmasıyla doğru bilgiye ve gaybe ait konulara vakıf olma anlamında kullanılan keşf, kalbe gelen bilgi anlamındaki …

Devamı »

Keşfi Bilgide Hata Olur mu ?

Keşfi Bilgide Hata Olur mu ?

Keşfte hata meselesini tasavvufun önemli şahsiyetlerinden Imam-ı Rabbani (ö.l034/1624) meşhur eseri Mektubat’da değişik boyutlarıyla ele almıştır. Ona göre keşfte yanılmanın bir Çok sebebi vardır. Bunlardan birisi, ilham alan kişinin kendi yanlış sezgileri ile ilhamı karıştırarak hepsinin keşf mahsulü olduğunu zarmetmesi, bazen de keşf yoluyla ya da rüyada gördüğü gaybe ait şeyleri, göründüğü gibi sanıp zahiri manasına hamlederek yanlış bir hükme …

Devamı »

Tasavvufta ki Keşfi bilgi ile Vahiy Aynı Değerde midir

Tasavvufta ki Keşfi bilgi ile Vahiy Aynı Değerde midir

Keşfi bilgide yanılma, daha çok seyru süluk esnasında söz konusu olmaktadrr. Sülukünü tamamlayıp belli bir mertebeye ulaşanların keşfi bilgisinde ise genellikle hata olmayacağı belirtilmiştir. Zira bu kimselere gelen bilginin doğruluğu, kesinliği ve kaynağı açısından vahiy ile eşdeğerde olduğu kabul edilmektedir. İmam Gazzali meşhur eseri İhya’ da, ilham ile meydana gelen ilmin sebebi, mahalli ve ilim olması bakımından vahiy ile hiç …

Devamı »

Şeriatı En Eyi Sufiler Bilebilir ?

Şeriatı En İyi Sufiler Bilebilir ?

Tasavvufta Keşf ve İctihad Tasavvuf ehli doğruluk, kesinlik ve korunmuşluk açısından vahiy ile eşdeğerde gördüğü keşfi bilginin, dini nasları yorumlama ve bunlardan hüküm çıkarma. noktasında önemli fonksiyonlar icra ettiğini belirtmektedirler. O sebeple, şeriatı en iyi sufiler bilebilir demişlerdir.1 Zira onlara göre Kur’an’ın işaretlerini, sadece, sırrını masivadan (ekvan) temizleyenler anlar.2 Nitekim bu yolla suf’ıler Hz. Allah’ın, Resulullah’ın (a.s.) ve velilerin sözlerinin …

Devamı »

Sufiler Gaybi Bilirler mi ?

Sufiler Gaybı Bilirler mi ?

Tasavvufta Mükâşefe ve Gaybi Bilgi Duyu organları ve aklın yetersiz kaldığı metafizik alanda tasavvuf ehline göre esas geçerli bilgi kaynağı Mükâşefedir . İşte bu hali yaşayan ariflerin bazı gayb bilgilerine ve henüz zuhura gelmemiş kader hükümlerine vakıf olabildikleri belirtilmekte,1  Hz. Peygamber tarafından “muhaddeslerden” olduğu bildirilen Hz. Ömer’in de, İbn Abbas’ın dediğine göre in ce bir perde arkasından “kaza”ya baktığı nakledilmektedir.2 Keşf …

Devamı »