anasayfa / Yazarlar / Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE

Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE

Mürşid-i Kȃmile Duyulan İhtiyaç – Prof. Dr. Kadir Özköse

Tasavvufȋ eğitim bir mürşid-i kȃmilin gözetiminde gerçekleştirilen terbiyedir. Ebû Ali Dekkâk (ö. 405/1014)’ın ifâdesiyle söyleyecek olursak, yetiştireni ve dikeni olmadan kendi kendine yetişen ağaç yaprak açar, fakat meyve vermez. Tedricî bir surette tarikatın âdâbını öğretecek bir üstada sâhip olmayan mürîdin durumu da böyledir. O hevȃ ve hevesine tapar, kurtuluş yolu da bulamaz.1 Dolayısıyla seyr ü sülûka yönelen mürîdin, bir rehber …

Devamı »

TASAVVUFTA KARDEŞLİK RUHU

Tasavvufta kardeşlik; fedakârlık, hayırhahlık, diğerkâmlık, yardımseverlik, cömertlik, insaniyet, bencillikten soyutlanma, bağışlama ve müsamaha esasları üzerine kurulmuştur. Tasavvufta sâlikin kardeşine karşı yardımsever olması, her zaman dürüst davranması, doğru sözlü olması, dünyevî hesaplar yüzünden kardeşine bozulmaması, güç durumda olan kardeşini daima gözetmesi, kardeşine karşı şefkatli olması şarttır.[1] Sâlikin kusursuz dost aramasını abes gören Füdayl b. İyaz (ö.187/803) bizlere kardeşlerimizin kusurlarına bakmamayı tavsiye …

Devamı »

TASAVVUFTA AİDİYET BİLİNCİ

Tasavvuf edep ve erkân yoludur. Selim kalbe, selim akla, selim zevke ve selim tabiata sahip olmanın çabasıdır. İçe bakış sanatı, enfûsî âleme yolculuk, kendi gerçekliğimizi idrak, boşlukta kalmamızı engelleyen yol haritasıdır. Tasavvufî eğitimle kişide aidiyet duygusu üst düzeye çıkarılmak istenir. Tasavvufun muhatabı insandır. İnsanın başıboş yaratılmadığını öngörüp insan olarak hepimizin Allah’a, âleme, Hak dostlarına mensubiyetimiz hatırlatılır. Allah’a mensubiyet her türlü …

Devamı »

NEFİSLE CİHÂDIN EHEMMİYETİ

İslâm’a göre insan yapısında bulunan kötülüklerin kaynağı, günaha temayülün ve dünyaya ait isteklerin odak noktası, hevâ ve hevesin adresi nefistir.Çünkü nefis, “alabildiğine kötülüğü emreden [2] ve kişiyi günaha yöneltmek için fısıltılar hâlinde sürekli telkinde bulunan[3] bir güçtür. O, insanı daima kötülüğe sürükler. Kulağa vesve­se verir,[4] isteklere ve kötü arzulara meyleder. İnsanın onu yenmesi,[5] sabırlı ol­ması[6] ve açgözlülüğünden korunması lâzımdır.[7] Nefisle mücadele …

Devamı »

Gençliğin Adanmışlık Ruhu

Genç ve yaşlı, kadın ve erkek her kesimin başarı şansı adanmışlık ruhuna bağlıdır. Özellikle de gençlerin aidiyet bilincini kazanması ve adanmışlık ruhuna bürünmesi varlık sebepleridir. Belirsiz adreslere savrulan, enerjisini beklenmeyen yerlere sarfeden ve köhneleşen genç similar bedbaht olurlar. Gençlik, hayallerin, tutkuların ve idealizmin yeşerip geliştiği bir çağdır. Yeniliğe ve ileriye doğru atılımların yapıldığı, hayatın gerçek anlamının peşine düşüldüğü ve kendi …

Devamı »

HZ. MUHAMMED (S.A.V.)’İN MÂNEVÎ HÜVİYETİ: HAKİKAT-I MUHAMMEDİYYE

Tasavvuf büyükleri Peygamber Efendimiz’in (sav) tarihî şahsiyeti yanında mânevî şahsiyetine de dikkat çekmektedirler. Hakikat-ı Muhammediye, “Hakikatü’l-hakâik” veya “nûr-ı Muhammediyye” terimleriyle Hz. Muhammed’in tarihî şahsiyeti değil, mânevî şahsiyeti kastedilmektedir. Mevcudatın vücuda gelişini varlık mertebeleri bağlamında değerlendiren vahdet-i vücûd düşüncesi Hakikat-i Muhammediyeyi taayyun-i evvel ile gerçekleşen mertebe olarak nitelendirmektedir.[1] Varlığı kendisinden olan ve her şeyin aslı kabul edilen Allah’ı Vâcibü’l-Vücûd olarak niteleyen …

Devamı »

Ululemre İtâat

İtâat; Hakk’a boyun eğmektir. Hakk’a kulluğun sarsılmaz bir ifâdesidir. Kararlılığın, samîmîyetin, bağlılığın aidiyetin ifâdesidir. Faklı adreslere savrulmamanın, kafa karışıklığına uğramamasının, sakat fikirlere kurban gitmemenin adıdır. Müslümanın itâati anlık değil daimi, sureta değil candan, kula kulluk sapkınlığında değil Hakk’a kulluk aydınlığındadır. Çünkü mü’min Allâh’a isyanın söz konusu olduğu yerde kula itâat olunamayacağını bilir. Allâh’a peygambere ve ululemre itâatin İlâhî fermân olduğu …

Devamı »

NEFSİ ORUÇLA TERBİYE ETMEK

Oruç, insanın mânevî yönünü güçlendiren büyük bir ibadettir. Oruçla insan, meleklerin bile gıpta edeceği farklı bir iklîme girer. Oruç kesafetten letafete, şehvetten ruhaniyete, kesretten vahdete ermeyi sağlayan bir ibadettir. Maddi hastalıklarımız için perhiz olduğu gibi manevî hastalıklarımız için de arınma fırsatıdır. Bu anlamda Peygamber Efendimiz, oruç tutmakla sıhhat bulacağımızı beyan etmiştir. 1877 yılında Amerika’da “oruçla” tedavi usulüne başlayan ve bu …

Devamı »

HAYATI ANLAMLI KILAN ADIMLAR

Sevdiklerimizin varlığı güç katar bize. Kabuklarımızı kırıp benliğimizi erittiğimiz ve nefsimizi terbiye ettiğimiz zaman içimizden sadece ve sadece sevmek ve sevilmek duygusu çıkacaktır. Nefsini arıtıp sevme sanatını öğrendiğimiz an, dostlarımızın duygularına tercüman olmaya başlarız. Farklı bedenlerde ortak ruhu taşıyıp aynı dili konuşmayı öğreniriz. Ancak bu merhalede yegâne görevimiz, dostlar olarak birbirimizin elinden tutmak, birbirimizi anlayacak bir yüreğe sahip olmaktır. Meşhur …

Devamı »