anasayfa / etliket arşivi

etliket arşivi

Uzlaşma – Alemdar

İnsanlar, aynı havayı teneffüs, aynı vatanda yaşamak sûretiyle anlaşır. Mü’minler, îman ve uhuvvetle kaynaşır. Allah Teâlâ için dost olanlar, ihsan mertebesiyle sevişir. Fakire, yoksula, düşküne ikrâm eder. Pişirdiği çorbanın suyuna yaptığı ilâveyle, konu komşuya verir. Uzak diyarları hatırlar, Arakan’da yakılan mü’mini, Burma’da kesilip et yemeği yapılan kardeşini, Doğu Türkistan’da vs. yerlerde zulme uğrayanları düşünür. Gıyaben de uzlaşır kişi. Hiç tanımadığı, …

Devamı »

BELA VE MUSİBET

Allah’ın kalplerini takvâ için imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret  ve büyük bir mükafat vardır.’ müjdesiyle en büyük nimet olan takvaya kişi, imtihanla erişir. Kâzî ve Beyzavî’nin beyanlarına göre tortusu atılıp hâlis hâle getirilen eşya gibi, kişi ilâhî görevlerle imtihan ve meşakkatlerle kalbi pâk olarak takvâya, birr ü ihsâ-na (iyilik ve lutfa) nail olur. Tozlu, topraklı maden taşlarının fabrikada işlenerek demir, …

Devamı »

AZALARA DİKKAT !!!

Dilimizden çıkan kelimeler Hakk’a layık sözler olmazsa, bunlar kişi ile Mevlâ arasında geçilmesi zor nefis dağları meydana getirir. Bize bizden yakınsın, Görünmezsin hicap nedir? diyen Yunus’un kastettiği zulmet ve nurdan yetmiş bin perde oluşur Yaratan’la kul arasında. Kalpten yersiz hatıralar geçmezse, gözden perdeler alınır, hakikat müşahede edilir artık. ‘Bizi kendisine davet ettiğin şeyden (dolayı), kalplerimiz örtüler içindedir ve kulaklarımızda bir …

Devamı »

KAYNAĞINDAN GELEN SU

İnsanın olmadığı yerde bir şey olmaz. İhtiyacından dolayı insanın, devlet vardır. Birlikte yaşayabilmesi için insanın, toprak gerekir. Aralarında çıkan anlaşmazlıkta otorite şarttır. Emniyet içinde yaşam da, bir düzene bağlıdır. Mimarla sanatı bir olmayacağına göre, “yaratan yarattığını bilmez mi?” ( Mülk. 14. ) gerçeğinden yola çıkarak, hayatın her bölümünde Halik-ı Zül celalin emrine teslim olunur. O’nun bizim için tesbit buyurduğu hakikatlere …

Devamı »

SEYEHAT

  SEYEHAT Sâdık kuLdînin zahiri, dış yönüne ait kaide ve kurallarına, inanç, ibadet ve ahlak esaslarına uyarak Şeriati; batınî, iç hukuk kurallarına uyarak, eli dili ve namusu muhafaza ederek, Allah’ın haram kıldıklarından kaçarak tarikati; kalbinden Hakk’ın dışında bütün arzu ve istekleri atarak marifeti yerine getirir ve eşi ve benzeri olmayan Rabbimize tamamen teslim olarak hakikate sefer yapar. Alemde hareket halinde …

Devamı »

ARANAN KİMLİK

Bardağın içine konan ne ise, dıştan görülen de odur. Gönül kabına konan îmânsa, zâhirde kişinin kimliği mü’mindir. Nifaksa münâfık, küfürse kâfir, şirkse müşrik, isyansa âsidir. Aleyhissalât ü Vesselâm’ın göğsüne işâretle, “takvâ buradadır” buyurduğu güzide sıfat kâlbde ise, o kimse müttakîdir. Hayırlı ameliyle ebrar, Hakk Teâlâ’ya yakınlığıyla da mukarreb kuldur o. Türüne göre fidan kiraz, muz ve çeşit çeşit meyve verir. …

Devamı »