anasayfa / etliket arşivi

etliket arşivi

Allah’ın Kudretinin Sonsuz Olması Delili

Bu delilde şu kaideyi işleyeceğiz: “Bir şey zatî olsa, onun zıttı ona arız olamaz. Çünkü ictima-i zıddeyn olur. Bu ise muhaldir. ” İlk önce kaidede geçen kelimelerin manalarına bakalım: Zatî: Kendisi ile var olup sonradan takılmayan, zatına ait. Arız: Sonradan takılan, sonradan olan şey. İctima-i zıddeyn: İki zıttın bir araya gelmesi. Muhal:İmkânsız Şu âlemde ki hiçbir mahlukun, hiçbir sıfatı zatî değildir. Yani zatına ait olmayıp hepsi …

Devamı »

Ahirete İman -10 “Muhafaza Delili”

Hiç mümkün müdür ki, gökte, yerde, karada ve denizde; yaş-kuru, küçük-büyük, adi-âli her şeyi kemal-i intizam ve mizan içinde muhafaza edip bir türlü muhasebe içinde neticelerini eleyen bir hafiziyet; insan gibi, büyük bir fıtratta yaratılan, yeryüzünün halifeliği gibi bir rütbede bulunan ve emanet-i kübra gibi büyük bir vazifesi olan beşerin amellerini ve fiillerini muhafaza etmesin, muhasebe eleğinden geçirmesin, adalet terazisinde …

Devamı »

Ahirete İman- 7 “Güzellik ve Kemal Delili”

Cemal, güzellik; kemal ise güzel sıfatlar demektir. Cenab-ı Hak cemal sahibidir, Cemil’dir. Yani zatının nihayetsiz bir güzelliği vardır. Hem kemal sahibidir, Zülkemal’dir. Yani ilim, kudret, irade, işitme, görme gibi bütün kemal sıfatlarla muttasıftır, isim ve sıfatları nihayetsizdir. Acaba hiç mümkün müdür ki, baki bir cemal ve kusursuz ebedî bir kemal; cemalini ve kemalini görmek ve göstermek için baki ayineler ve o …

Devamı »

Ahirete İman – 5 “Adalet Delili”

Hiç mümkün müdür ki, her işinde nihayet derecede adalet ile iş gören bir Âdil-i Hakîm, mahlukatının hukukunu muhafaza etmeyerek, mazlumun hakkını zalimden almasın ve adaletini hiçe indirsin? Bu adalet burada yok hükmündedir, demek başka yerde bir mahkeme-i kübra ve adalet diyarı vardır ve olmalıdır. Bu delili yine iki başlıkta inceleyeceğiz: 1. BASAMAK: KÂİNATTA GÖZÜKEN ADALET VE BU ADALETİN SAHİBİ KİMDİR? …

Devamı »

Ahirete İman -1 Saltanat Delili

Hiç mümkün müdür ki, bu âlemin sultanı olan Zat-ı Zülcelâl, nihayetsiz kemalini göstermek için bu kâinatı gayet âli gayeler ve yüksek maksatlarla icad etsin ve sonra o gaye ve maksatlara karşı iman ve ibadetle mukabele edenlere bir mükâfatı bulunmasın? Ve o gayelere, red ve tahkirle mukabele edenlere bir cezası olmasın? Bu mükâfat ve ceza burada yok hükmündedir. Demek, başka yerde …

Devamı »

Ahirete iman

Bismillahirrahmanirrahîm “Güneş katlanıp dürüldüğünde, yıldızlar kararıp döküldüğünde, dağlar yürütüldüğünde, kıyılmaz mallar bırakıldığında, vahşi hayvanlar bir araya toplandığında, denizler kaynatıldığında, ruhlar bedenlerle birleştirildiğinde, diri diri toprağa gömülen kızlara: ‘Hangi günahtan dolayı öldürüldünüz?’ denildiğinde, amel defterleri açıldığında, gök sıyrılıp açıldığında, cehennem kızıştırıldığında ve cennet yaklaştırıldığında herkes (hayır ve şerden) ne getirmiş olduğunu anlar.” (Tekvir 1-14) Kur’an’ın bu ve benzeri ayetlerinin sarahatiyle, bir gün …

Devamı »