anasayfa / Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (k.s.)

Yahyalılı Hacı Hasan Efendi (k.s.)

Âile İçi Huzûrun Şartı

Kıymetli kardeşlerim! Allah Teâlâ, fermân-ı ilâhîsinde ‘Erkekler,kadınlar üzerine hâkimdir, onların reisidirler. (…) Sâliha kadınlar, itâatkâr olanlardır.’1 buyurmaktadır. Âile içinde huzurlu olmanın en önemli şartı, kadının kocasına itâat etmesidir. Kur’ân’ımız sâliha hanım olabilmenin şartını kocaya itâatkâr olmaya bağlamıştır. Kocası kendinden râzı olan kadın, cennet nîmetine erişir, cennete gider. Fakat kadın; 1) Namazını kılmaz, 2) Orucunu gıybetlerle eritirse; 3) Nâmusunu muhâfaza etmez, nâmahrem erkeklerle konuşur ve görüşürse; 4) Sokağa çıkarken kokular …

Devamı »

Muhabbetten Cennete II – Yahyalılı Hacı Hasan Efendi

Kıymetli Kardeşlerim! Bir âyet-i celîlede Mevlâmız cenneti şöyle tasvir ediyor: “Sabretmelerine karşılık Allah onlara cenneti ve (cennetteki) ipekleri lütfeder. Orada koltuklara kurulmuş olarak bulunurlar; ne yakıcı sıcak görülür ne de dondurucu soğuk orada. (Cennet ağaçlarının) gölgeleri üzerlerine sarkar; kolayca koparılabilen meyveleri istifâdelerine sunulur.” (insan, 12-14.) Gözlerin görmediği, akla hayâle gelmeyen nimetler mevcut orada. Ne kadar yersen ye; rahatsızlık vermez. Kendiliğinden …

Devamı »

Muhabbetten Cennete – Yahyalılı Hacı Hasan Efendi

Kıymetli kardeşlerim! Mevlâmız Kur’ân-ı Kerîm’inde: “Mü’minler ancak kardeştirler.” (Hucurat, 10.) buyuruyor. Yâni îmanda kardeşiz. Bu, ana-baba bir kardeşliğinden çok daha üstündür. Din kardeşliği toprak kardeşliğiyle kıyas kabûl etmez. Bütün dünyâyı terâzinin bir gözüne koysanız, îmânın zerresine mukâbil gelemez. Allah bizi îmandan ayırmasın! İşte o îman ki bizi cennete götürüyor. Ne kadar kıymetli ki; bir tuğlası altından, bir tuğlası gümüşten, toprakları …

Devamı »

Cemiyette Huzûrun Şartı – Yahyalılı Hacı Hasan Efendi

Kıymetli kardeşlerim! Madden ve mânen huzurlu bir cemiyet için gerekli şart fitneden kaçınmaktır. Âyet-i Kerîme’de Allah Teâlâ: “Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bakara, 191.) buyurmaktadır. Rasûl-i Zîşan ise fitne hakkında şöyle buyurur: “Fitne uykudadır, uyandırana Allah lânet etsin!” Fitne insanları sıkıntıya, belâya düşürmek, insanlar arasında ayrılık çıkartıp arabozuculuk yapmaktır. Kim fitneyi söz veya davranışla uyandırırsa Allah (cc) ona lânet etsin …

Devamı »

Allah Dostlarından Tavsiyeler – Yahyalılı Hacı Hasan Efendi

Kıymetli Kardeşlerim! Allah dostlarının en büyük tavsiyesi budur: “Size tavsiye ederim ki gizlide ve açıkta, yalnız başınıza iken de insanlar arasındayken de Allah’tan sakınıp takvâ sâhibi olunuz!” Çünkü Allah (cc) Sem’, Basar, Hayat, İlim, İrâde, Kudret, Kelâm, Tekvin sıfatlarının sâhibidir. O (cc), gecenin karanlığında kara taş üzerindeki kara karıncanın ayağının tıkırtısını bile duyar, görür, bilir. O karıncaya hareket kudretini veren …

Devamı »

Şüpheli Şeylerden Kaçınmak – Kalemdar

Kıymetli kardeşlerim! Rabbımız Kur’ân’ında buyuruyor ki: “Yâ Muhammed! Sen nasihat et! Şüphesiz nasihat mü’minlere fayda verir. (Zâriyât, 55.)” Sigara tasavvuf ulemâsına göre haramdır. Arıcılar bal alırken arıları kovandan uzaklaştırmak için tütsü (duman) verir. Şeytan da bizi sigara içmeye teşvik ederek başımızdan melekleri dağıtmak istiyor. Bilhassa gençlere söylüyorum, aman sigaraya alışmasınlar. Bakın bununla ilgili bir hâdise anlatayım size. Mevlânâ Hazretleri: “Sigara …

Devamı »

Konuşma ve Yemek Yeme Âdâbı

Kıymetli kardeşlerim! Bulunduğumuz her yerde âdâb-ı muâşerete riâyet edelim. Zira edeb çok mühim bir husûs. Meselâ, bir evladın edebi yoksa o evladın yüzünden babasının yüzü karaya çıkıyor. Yani edebsiz bir kimsenin zararı sadece kendine olmuyor. Kendinden başlayarak cemiyetin bütün fertlerine sirayet ediyor. Bu vesileyle sizlere kısaca konuşma ve yemek âdâbından söz etmek istiyorum. I – Konuşma Âdâbı İnsanların arasında dilin …

Devamı »

GÜNAH HASTALIĞININ DEVÂSI

Kıymetli Kardeşlerim! Eğer Allâhımız’ı zikre devâm edersek kalblerimizin mânevî hastalıklardan kurtulması yakındır. Çünkü zikrullah şifâu’l-kulûb’dür, “kalblerin şifâsı”dır. (1) Ali Ramazan ile berâber Sâmi Efendimiz Hazretleri’ne (ks) gitmiştik. Bir saat huzurlarında oturmak nasip oldu. Efendimiz (ks) kalkmamıza izin vermedi. Mübârek Sultânımızın o nârin eli elimin içindeydi. Bizleri de görmek istiyormuş. Ayrılmamıza müsaade buyurmadı. Sultânımıza eziyet olduğunun da farkındaydım. “Efendim müsaade buyurun da gidelim” diyordum, ama izin …

Devamı »