Eşler Arası Yardımlaşmanın Önemi

Ev işlerinde hanımlara yardım edilmelidir. Bu ifadeleri, hanımlara bakışını müstakim bir çizgiye oturtamamış kimseler yadsıyabilirler. Özellikle kadınların hukukuna riayeti Peygamber Efendimizin temsili üzerinden anlamayanlar için oldukça garip bulunabilir. Şunu rahat olarak söyleyebiliriz ki genellikle hanımlar daha çok yorulmaktadırlar. Meseleyi teferruata dökmeyi zait görüyoruz. Evinin, kocasının, yakınlarının ve çocuklarının mutluluğunu esas alıp kendilerinden fedakârlıkta bulunan hanımefendilere ev işlerinde yardımda bulunmak ve yüklerini paylaşmak bize göre ameli sünnettir. Şöyle ki Hz. Ayşe’ye, Hz. Peygamberin evinde neler yaptığı sorulduğunda şu cevabı vermiştir: “Ehlinin / hanımlarının işlerinde onlara yardımcı olurdu. Namaz vakti gelince de namaza çıkardı.”[1] Aynı soruyu bir başka rivayette ise Hz. Ayşe şöyle cevaplandırmıştır: “Elbiselerini(n söküğünü) diker, ayakkabılarını yamar; diğer erkekler evlerinde neleri yaparsa o da onları yapardı ve ev işlerinde eşlerine yardım ederdi.”[2] “Diğer erkekler evlerinde ne yaparsa O da onu yapardı…” açıklaması, insanların Müslüman olduktan sonra eski kabalıklarını bıraktıklarını göstermektedir. Elbette toplumun nezaketli oluşunda, “hanımlara kaba davranırsak hakkımızda bie ayet inebilir; Allah Teâlâ hayatımıza, okunan bir vahiyle müdâhale edebilir” anlayışının da etkisi çok büyüktür. Vahyin yaşanan bir hayata hitap etmesi, Kur’an’ın ilk muhataplarını böyle güzel bir anlayışa sevk etmiştir. Öneml olan, Müslümanların kendilerini bizzat vahyin muhatabı sayarak ilk dönemdeki sahabe gibi eşlerin hukukuna saygıyı canlı tutmalarıdır.Ev işlerinde hanımlara yardım etmek, aile içi iletişimin daha samimi olmasına yardım ettiği gibi, eşinin yardımıyla yorgunluğu azalan kadınların evlerine daha pozitif enerji vermesine de vesile olur. Bütün bu olumlu değişiklikler ailenin huzur ve mutluluğuna katkı sağlar. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi hanımları hem fiziki anlamda yorup arkasından da onlardan birçok isteklerde bulunmak insaflı bir davranış değildir. Müslümanlar yukarıda belirtilen ameli sünneti icra ederek örnek aileleri teşekkül ettirebilselerdi çoğu insan bundan etkilenerek İslâm’la aralarındaki engelleri kaldırabilirlerdi; geçimsiz aile yapısıyla İslâm arasında ilgi kurmazlardı. Aile içindeki davranış güzelliği ve hanımların yükünü paylaşabilmenin dışarıya olumlu yansımaları İslâm’ın en güzel biçimde örnekleme yoluyla tebliğidir. Çünkü İslâm, dayanaklarını tevhidi bilinçten alan davranış güzelliğidir.Siyaset başta olmak üzere hayatın genişlik alnında ve özelde de halkımızın aile yapısında İslâm Dini’nin hükümleri hâkim değildir. Bunu değerlendirmeyi tespit mahiyetinde söylüyoruz. Aileye İslâm’ın ahkâmının hâkim olmasını ise candan istiyoruz. Bütün bu eksikliklere rağmen bozuk ve kaba aile yapısı ile din arasında da bir ilgi kurulmak istenmektedir. Amaç; her buldukları boşluktan birilerinin dine saldırmasıdır. Şunu unutmamak gerekir ki din; baştan sona adalet, ahlak, nezaket, kibarlık, insaf, saygı, sevgi, güzel muamele ve yardımlaşmaktır. Bu konudaki kararı cahiliyenin rengine boyanmış ataerkil aileden hareketle değil de Hz. Peygamber’in (sav) aile hayatına ve eşlerine davranış şekline bakarak vermek en azından insaflı bir davranıştır.

[1] Buhari, 44, Ezan, I / 164.[2] İbni Sad, et-Tabakatü’l-kübra, Kahire 1308, II /

128.MEHMET SÜRMELİ

admin

Soru ve görüşleiriniz için İrtibat: fikiratlasi1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.