Güçlü Kadınlarda Sevgi Açlığı – Sema Maraşlı

Bir hanım ağlayarak derdini anlatıyor: “Ben kocamdan sevgi dışında hiçbir şey beklemiyorum. Evin ve çocukların bütün sorumluluklarını üstlendim. Ondan tek istediğim bana sarılması, saçımı okşaması, sevdiğini söylemesi, şefkat göstermesi. Bunu ona defalarca söyledim fakat yapmıyor. Sevgi göstermek bu kadar zor mu?Ben onun karısıyım, düşmanı değilim.  Bu kadar fedakarlığıma karşı niye bana sert ve soğuk davranıyor?”

Bu hanımefendinin derdini pek çok kereler pek çok kadından duydum. Kadınların pek çoğu eşinden öncelikli olarak sevgi istiyor. Erkekler eşlerine neden yeterince sevgi göstermiyorlar? Hem de kadınlar onlara bu kadar iyilik yaparken?

Durumu daha iyi anlatmak için bir misal üzerinden anlatayım:

Bir erkek aslan düşünün. Bir kadın bu aslanı seviyor ve dişlerini ve tırnaklarını söküp güzel bir bahçede büyük  bir kafese kapatıyor. Aslana her gün onun yiyebileceği şekilde çeşit çeşit leziz yemekler getiriyor. Aslanın hoşuna gideceğini düşündüğü şeyler yapıyor.

Aslandan ise tek beklentisi onu sevmesi. Onun yanına girdiğimde aslan yumuşacık tüyleriyle ona sarılsın, ondan sevgi mırıltıları duysun, gözlerinde sevgi ışıltıları görsün. Kadının başka  bir isteği yok.

Fakat aslan kadına bunu bir türlü göstermiyor. Kadın yanına geldiğinde onun yüzüne bakmıyor, sarılmak istediğinde onu iteliyor, kadına nefretle bakıp homurdanıyor. Kadın da sürekli bu durumdan şikayetçi. Aslanı nankörlükle suçluyor. “Onu avlanma derdinden kurtardım, hayatının bütün yükünü omzundan aldım. Tek istediğim sevgi. Onu da benden esirgiyor.” diyor.

Sizce bu durumda kadın haklı mı? Aslan ona sevgi göstermeli mi?

Kadının aslana yaptığı iyilik midir? Aslan’ın yaptığı nankörlük müdür? İyilik ve kötülük de kime göre neye göre değişiyor?

Güçlü kadınların en büyük problemi eşlerinden sevgi görmemeleri. Peki “Güçlü kadın” tanımı kimler için kullanılıyor.

Güçlü kadın: Görünen güçleri kuşanmış kadın.

Görünen Güçler: Maddi güç, meslek, zeka, ilim (dinî ve beşerî ilim olabilir) kariyer, asalet, beceriklilik, güzellik… Bu güçlerden bir kısmına ya da hepsine sahip olmak.

Oysa kadın bunlarla güçlü değildir.

Kadının gücü; yumuşaklığında, letâfetinde, zarifliğinde, duygusallığında, sevecenliğinde, kadınlığında, teslimiyetinde, neşesinde, anneliğinde…

Kadınlar kapitalist sistemin çarkları arasında görünen güçlere odaklanarak yaratılışlarındaki latif güçlerden vazgeçtiler.

Kadınlar latif güçlerinden vazgeçmeseler, görünen güçlere sahip olmaları, onların mutluluklarının önünde bir engel değildir.

Medya, feminizm, kadın hakları, kadınlara ayrımcılık yapan kanunlar derken kadınlarda ezilme paranoyası ile birlikte kadınlarda güç bir takıntı haline geldi. Hele bir de kadın otoriter bir annede büyümüşse sahip olduğu gücü erkeğe karşı bir silah olarak kullanmayı bir hata olarak bile görmüyor.

Şimdi ise en büyük problem güçlü ve mutlu olmak.

“Güçlü ve mutlu olmak mümkün değil mi?” diye sormuştu bir hanım.

Cevap: Hayır 

Güçlü kadının mutlu olması mümkün değil. Çünkü:

Güçlü kadın kocasını yönetmek ister. (Dışarıya karşı güçlü olup, kocasına mûnis eş olanlara değil sözümüz. Fakat pek çok kadın gücünü kocasını yönetmeye çalışarak kullanıyor. Böyle yapanlar yazıdan ders çıkarsın, öyle yapmayanlar alınmasınlar lütfen )

Güçlü kadın erkeğin sorumluluklarını üstlenir. (Sorumluluk üstlenmeleri yönetme hakkını almak içindir farkında olmasalar da)

Güçlü kadın pek çok konuda erkeği geride bırakır. Her şeyin en iyisini kendi bildiğini zanneder.

Güçlü kadın elindeki gücü erkeğe karşı sopa gibi kullanır.

Güçlü kadın erkekle güç yarışına girer.

Güçlü kadın, erkeğin gücünü sömürür. Sonra da gücünü sömürdüğü adamdan sevgi bekler.

Tabii ki her sevgi eksikliği yaşayan ailede güç çatışması vardır diyemeyiz; erkeğin kadına sevgi göstermemesinin erkekten kaynaklanan sebepleri de vardır.

Fakat yönetmeye meraklı, güçlü kadın olan ailede, kadınların sevgi açlığı çektikleri bir gerçek. Erkek onunla yarışan ve onu geride bırakan kadını (çoğu zaman erkek kadının yüzü asılmasın, tatsızlık çıkmasın, çocuklar huzursuz olmasın diye güç yarışında geride kalmaya  razı olur) sevgiden mahrum ederek cezalandırır.

Erkek bir yandan da kendini rahatlatır zira yarışı kazanan kadının mutlu olmasına fırsat vermeyerek kendini teselli etmiştir. Tabii pek çok erkek bunu planlamaz, farkında olmadan bilinçsizce yapar. Daha doğrusu karısına sevgi göstermek içinden gelmez. Sürekle yarış kaybeden bir adam kazananı neden severek ödüllendirsin ki?

Erkek güçlü kadına sevgisini göstermediği gibi bir de onu umursamayarak yok sayarak ya da fırsat buldukça aşağılayarak öç alır.

Ve güçlü kadınlar bu durumu hiç anlayamazlar. Yukarıdaki hikayeyi bu yüzden yazdım. Belki anlamaya katkısı olur diye.

Güçlü kadınlar zor evlenir. Güçlü kadının karşısına güçlü annede yetişmiş, kadın emrine girmeye alışmış erkek çıkar genellikle. Fakat kadın kendinden güçsüz gördüğü erkeği kolay kolay beğenmez. Yaş geçmeye başlayınca hükmedebileceği bir erkekle evlenir.

Fakat erkek annede gördüğünü davranışı karısında görmeyi kabullenemez, karısına kızgınlık duyar. Zira annesi bir yandan hükmederken bir yandan da onu övgü ile ödüllendirmiştir, bir özgürlük alanı da bırakmıştır. Karısından onları da göremeyince geriye çocukların hatırı için katlanılan bir evlilik kalır. Sevgi de karısına uyguladığı bir ceza aracına dönüşür.

Bazı güçlü kadınlarda anneleri tarafından ezilen babalarına acıdıkları için güçlü bir duruşu olmayan ezilen erkekleri tercih eder ve erken yaşta evlenirler. Fakat kadının fıtratında var olan güçlü erkek arzusu bir süre sonra kadının kocasına öfke duymasına sebep olur, kendi hatalarını görmez ve kocasına annesinin babasına davrandığından daha kötü davranır. Babasına duyduğu merhamet kocada öfkeye dönüşür. Bir yandan annesinin kocasına olan tavırlarını modelleme de devreye girer.

Güçlü kadınlar boşanmaya hevesli olurlar. Zira kocası kendi gibi iyi bir kadının kıymetini bilmemiştir.  Ayrıca pasifleştirdiği mıy mıy kocasından da bıkmıştır. Güçlü kadınlar koca olarak kendilerinden daha güçlü erkekler isterler hayatlarında.

Daha güçlü adam çıkmaz karşılarına ya da onların karşılarına çıkan güçlü adamlar güçlü kadın olduğu için onları beğenmezler. Güçlü adamlar onlarla yarışacak kadınları çekici bulmazlar.  Hadi buldu diyelim güç çatışması yüzünden o evlilik gitmez.

Güçlü kadınlar dışarıda onun kıymetini bilecek erkek çok zannederler. Fakat o erkeği bir türlü bulamazlar. Bazılara daha evliyken şansını sosyal medyada arar. Bir kaç tatlı söze iltifata kanar. Yalancılar çıkar karşısına. Kendi karısının baskısından bıkmış ona göstermek istemediği sevgiyi yalandan da olsa yaşayacak korkak erkeklere ümitle bağlanır. Onun için evliliğini bitirir fakat yarı yolda yalnız kalır. Sevgi açlığı bir türlü bitmez güçlü kadının.

Evlenmek için karşısına çıkan erkekler yine kocası gibidir. Onun gücüne boyun eğecek fakat kısa sürede onu sevgisinden mahrum edecek erkekler olur.

Kadın, erkek ile  güç yarışında her zaman kaybetmeye mahkumdur. En başta sevgiyi kaybediyor. Bundan daha büyük bir kayıp olabilir mi insanın hayatında. 

Kadın kocasına diş göstererek sevgi alamaz, dişi olursa ancak sevgi alabilir.

“Güçlü kadın” görüntüsünün havası olabilir fakat yarası havasından büyüktür.

Hanımlar lütfen aldanmayalım. Aile konusunda dinimizin güzel emirlerine sarılalım. Din önce ailede yaşanmalı. Erkeklerin kavvam, hanımların saliha eş olduğu ailelerin sayısının artması duası ile…

admin

Soru ve görüşleiriniz için İrtibat: fikiratlasi1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.