anasayfa / 2017 / Mart

Aylık Arşiv Mart 2017

Maneviyat Mevsimi Üç Aylar

Zaman bize verilen en büyük nimetlerden biri. Gece ve gündüz Allah’ın tecellilerini bize hatırlatan iki münadi. Gece ile gündüzün nimetlerinden faydalanmanın zirve imkanlarının sunulduğu bazı mevsimler vardır. Bunların başında üç aylar gelmektedir. Üç aylarda bulunan kandil geceleri, gecenin rabbanî tecellilere ayna oluş sırrının en güzel bir yansımasıdır. “Geceyi ihya etme”nin “gündüz tutulan oruç”la birleştiği bu mübarek gün ve geceler, zamanı …

Devamı »

İki Kuşak Sahibi: Esma binti Ebû Bekir (r.anha)

“Eğer dünyayı isteyerek bu işe girdiysen sen çok kötü bir kulsun demektir. Bu davranışınla kendini ve senin yanında olanları helak etmiş olursun. Öldürülmek ise bundan daha iyidir.  Yok, eğer hak üzere olduğunu ve insanları hakka çağırdığını biliyorsan bu yolda mücadeleye devam et. Senin deden Ebubekir,  baban Zübeyir,  babaannen de Abdulmuttalip’in kızı Safiyye’dir. Sabret ve zalime boyun eğme!” Hz. Esma (r.anha), …

Devamı »

MEZHEBİM AŞK’TIR BENİM’ DER MEVLANA – PROF. DR. MAHMUD EROL KILIÇ

Asıl problem mezhepçiliğin öne çıkmasıdır, mezhebin değil. Mesela ben “Yegâne mezhep benim mezhebimdir, yegâne doğru benim tarikimdir, diğerlerinin hepsi kötüdür, cehennemdedir veya kâfirdir” dersem bu olmaz. Yani dışladığım zaman problem oluyor. Şu an İslam dünyasında irfansız bir dini anlayıştan dolayı, Şii’sinde de Sünni’sinde de dehşetengiz bir mezhepçilik var. Mezhepçilik âdeta dinleri oldu. Şiiler’den de Sünniler’den de ehl-i irfan insanlara ihtiyaç …

Devamı »

BENİM GENCİME SUNABİLECEĞİM ŞÖVALYE MODELİM YOK ​- PROF. DR. MAHMUD EROL KILIÇ

 Tasavvufi faaliyeti kimse kaldıramaz. Kaldırdıklarını zannedenler de kaldıramazlar. Ama gizli ama aşikâr çalışır ve bu devam eder. “Tanrıyı Öldürdük!” demek gibi saçma bir şey. Kapattık diyenler sadece toplumun o güzelim damardan istifade etmesine mani olmuş oluyorlar,  bu kadar. Cumhuriyet dönemi ister istemez tekke adabını ve tarikat silsilesini inkıtaaya uğrattı. 80’li yıllarda ise bu tekkeler form değiştirerek vakıf, dernek gibi adlar …

Devamı »

Tartışmayı Bilmiyoruz

Giderek seslerimiz daha fazla yükselir oldu. Dolayısıyla cümlelerimiz de daha yıkıcı olmaya başladı. Bazen tanımadığımız insanlara gösterdiğimiz özeni evimizdekilere gösteremiyoruz bile. Son dönemdeki boşanma artışlarının sebebi belki de bu üslup probleminden kaynaklanıyor çoğunlukla. Yıllardır aynı şeyleri, aynı tarzda söylemek yerine , karşımızdakini/eşimizi anlamaya çalışsak çok daha yumuşaklıkla halledebileceğiz belli ki problemimizi. Aile Terapisti ve “Unutmak mı Affetmek mi” İsminde bir …

Devamı »

Boşanma (2) Sonrası Çocuklar – Sema Maraşlı

Boşanma sonrası çocuklar konusunu birkaç yazıda ele almak istiyorum. Öncelikle tek ebeveyn ile büyüyen, diğer ebeveyni görmeyen ya da yetersiz gören çocukların durumları ile başlayalım. Çocuğun hem anneye hem babaya ihtiyacı vardır. Karı kocanın ayrılmış olmaları çocukların bu ihtiyacı azaltmaz. Ebeveynler görevlerine devam etmeli. Birbirlerinden boşanabilirle fakat çocuklarından boşanamazlar. Bu konuda yapılan hatalı tutum: Çocuğa hem anne hem baba olmaya …

Devamı »

İşrâk ve Melâmet – Mahmud Erol Kılıç

Son bir yılına girdiğim yürütmekte olduğum görevin gereği çok yoğun uluslararası toplantılara katılan birisiyim. Bunların bazısı teknik ve diplomatik toplantılar iken bazısı da belirli ilmi ve fikri derinliği olan toplantılar olmakta. Belki de mizacım gereği ikinci türden olanlar her zaman benim için önceliği olanlar. İlmin kalıcı kimlik diğerinin ise araçsal kimlik olduğu kanaatindeyim. Üstelik fikri yoğunlaşma ne kadar derin ve …

Devamı »

Bir geleneği olmak 3 – Mahmud Erol Kılıç

Gelenek veyahut Anane kavramının birden fazla anlamı varsa da günümüz Türkiyesinde sadece bir anlamı yaygın olarak bilinmekte ve kullanılmaktadır. Bu anlam daha çok sosyolojik, antropolojik ve folklorik anlamda olanıdır. Bununla nesiller boyu devam ederek yerleşik hal almış normlar ve uygulamalar anlaşılmaktadir. Bu da mühimdir zira bir toplumu diğerinden ayıran hususi örfler, âdetler ve görenekler bu çatı altında değerlendirilirler. Aslında bu …

Devamı »

Yatsı Namazının Vakti

Yatsı Namazının Vakti: Yatsı vakti, Hanefîlerde fetvaya esas olan görüşe ve diğer mezheplere göre, batı ufkunda kırmızı şafağın kaybolduğu andan itibaren başlar ve fecr-i sadığın doğmasından biraz önceki zamana kadar devam eder. Delil Abdullah b. Ömer’den nakledilen şu hadistir: “Şafak kırmızılıktır. Şafak kaybolunca yatsı namazını kılmak farz olur.”(es-San’ânî, Subulu’s-Selam, I/114). Diğer yandan yatsı namazı için tercih edilen vakit, gecenin üçte …

Devamı »

Irkçılık Batı kültürünün asıl hastalığı – Rasim Özdenören

Avrupa ülkelerinde olsun ABD’de olsun genelde körelmiş gibi duran fakat aslında daima mevcut olan ırkçı belası oranın kültüründe bir endemi olarak yer alır. Batı kültürünün zihin yapısını Roma hukuku, Grek felsefesi ve Hristiyanlık oluşturuyorsa; toplumsal yapısı da ırkçı, ayrımcı, ayrılıkçı, sınıflı sütunlar üzerinde yükselir. Bu yapının asal sonucu da iç ve dış sömürü cihazlanmayı doğurur. Bu yapılanmanın doğal sonucu, kendi …

Devamı »