anasayfa / 2015 / Şubat

Aylık Arşiv Şubat 2015

Namazı kıldırılmadı, mezarına taş dikilmedi

Menemen hadisesi bahane edilerek zulmedilen yüzlerce mütedeyyinden biri de Esad Erbilî Hazretleri. Hiçbir ilgisi olmadığı halde İstanbul’da gözaltına alınarak götürülen 84 yaşındaki Nakşibendi şeyhi, idamla yargılandı. Askerî hastanede vefat ettikten sonra alelacele defnedildi. 23 Aralık 1930’da meydana gelen Menemen hadisesi, tarihe ‘Kubilay olayı’ olarak da geçti. Asteğmen Kubilay ile birlikte iki bekçinin öldürüldüğü olayın Nakşîler tarafından körüklendiği iddiasıyla binlerce mütedeyyin …

Devamı »

EF’ÂL-İ MÜKELLEFÎN NE DEMEK?

Mükelleflerin fiilleri anlamına gelen ef’âl-i mükellefîn, dinen yükümlü sayılan insanların davranışları ve bunlarla ilgili hükümler manasına gelir. Fıkıh usulü bilginlerinin çoğunluğu teklifi hükümleri Şâri’in hitabına nispetle, îcap, nedb, ibâha, kerâhe ve tahrîm şeklinde beş kısma ayırırlar. Hanefî bilginler ise mükellefin fiiline nispetle farz, vacip, mendup, mubah, tenzihen mekruh, tahrimen mekruh ve haram olmak üzere yedi kısma ayırırlar. Bu kavramlar aynı …

Devamı »

HUSÜN VE KUBUH NEDİR?

Toplumsal Barış İçimizdeki İyilere Bağlıdır

Sözlükte “güzel ve çirkin, iyi ve kötü” anlamlarına gelen, husun ve kubuh tabiri, dünyada övgü ve yergiyi, âhirette de mükafaat ve cezayı gerektiren şey demektir. Kelam ilminde “husun ve kubuh” beş farklı şekilde tanımlanmıştır: 1- Maksada uygun olana husun, olmayana kubuh denir. Adaletin husun, zulmün kubuh olması gibi. 2- Tabiatı mülayim olana husun, olmayana kubuh denir. 3- Kemal sıfatı olana …

Devamı »

TEFEKKÜR NEDİR? NE ANLAMA GELİR?

Düşünmek ve hatırlamak anlamındaki fikr kökünden türeyen tefekkür, düşünme demektir. Tefekkür, insanı diğer varlıklardan farklı kılan ayırıcı bir özelliktir. Kur’ân’-da bu kavram fiil şeklinde 18 âyette geçmiş, düşünülmesi teşvik edilmiş ve düşünenler övülmüştür. Kur’ân, gerçekleri düşünsünler diye gönderilmiştir; “(Ey Muhammed!) Sana bu Kur’ân’ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın. Belki onlar düşünürler.” (Nahl, 16/44). Yerin ve göğün yaratılışını, gece ve …

Devamı »

Peki çözüm ne? – Sema Maraşlı

Son günlerdeki cinayetlerden sonra, dikkatimi çeken şey, laiklerin ısrarla cinayetin sorumluluğunu dindarların üzerine atma çalışmaları oldu. Neymiş, siyasiler kadınlara karışıyormuş da erkekler de öldürme hakkı buluyorlarmış. Cumhurbaşkanı “kadın-erkek eşit değildir” demiş, meclis başkanı “orta yerde kahkaha atmayın” demiş, kürtaja karışılmış, dekolteye karışılmış…” Çekin kadınların üzerinden elinizi” diye höykürüyorlar. Oysa kadınların üzerinden elini çekmesi gereken öncelikle ahlaksız medya değil mi? Gazetelerin …

Devamı »

Kadinlik ve Erkeklik Üzerine – Sema Marasli

Benim derdim kadınlarla ya da erkeklerle değil; kadınlık ve erkeklikle. Kadınlık ve erkekliği anlatırken özne kadın ve erkek olduğu için onlardan örnek vermem gerekiyor. Yoksa ne kadın tarafındayım ne de erkek. Sadece Allah’ın rızasını ummaktayım. Allah (c.c) fıtratı korumamızı emrediyor. Cinsiyet özelliklerimiz ile ilgili bozulmalar yaratılışımızdaki en büyük bozulmadır. Bu hem dünya hayatımızı hem ahiret hayatımızı tehlikeye düşürür. Kadınlığı ve …

Devamı »

istihare nedir? nasıl yapılmalıdır?

“İstihare eden kimse zarar görmez, istişare eden pişmanlık duymaz, iktisada riayet eden maişetçe aile belâsını çok çekmez.”3 Dikkat edileceği gibi, hadis-i şerif mü’minin sosyal hayatını üç temel esasa riayet etmeye bağlamıştır: İstişare, istihare ve iktisat. Bilhassa bunlardan istişare ve iktisadın ne kadar ehemmiyet taşıdığı şüphe edilmez bir gerçektir. Hadis-i şerifte tavsiye istihare de, istişare ettiği halde kalben rahat olmayan ve …

Devamı »

Dinimizin tiyatro hakkındaki hükmü nedir?

“Tiyatro” kelimesi piyesin temsil edildiği yere denildiği gibi, sahneye konulan oyuna da denir. Soruda adı geçen kelimeden bu mânâ kasdedilir. “Tiyatro”, bu mânâda hakka, doğruya hizmet ederse caizdir. Çünkü o, hakiki veya hayali bir olayı canlandırmaktan, şöyle böyle oldu demekten ibarettir. Fakat hakka, doğruya değil, batıla ve şehvete hizmet edip dinleyicilerin ahlâk ve geleneklerini ifsâd ediyorsa dinen caiz değildir. Sinema …

Devamı »