anasayfa / 2014 / Eylül

Aylık Arşiv Eylül 2014

Kur’ân-ı Kerîm’de İşâretler

 Ashab-ı Kiram içerisinde Kur’ân’da adı sarâhaten zikredilen sâdece Hz. Zeyd bin Hârise (ra)’dır. (1) Ancak Hz. Ebû Bekir (ra) ve diğer sahâbiler hakkında bazı Kur’ân âyetlerinde işâretler bulunduğunu müfessirler beyan etmektedirler. Bu cümleden olarak şu âyet-i kerimelerin Hz. Ebû Bekir (ra) hakkında nâzil olduğu mervidir. “Allah Teâlâ kötü işi izhar ve ifşa etmeğe ve sözün çirkinini yüksek sesle söylemeğe razı …

Devamı »

Merhametin Yoksa Kardeş Değilsin

Değerli kardeşlerim,Sevgili Konyalılarımız bizden sohbet istedi. Sohbette gençleşmek neşelenmek Allah’ın inayetiyle sizin dinleyişinize, anlayışınıza istek ve arzunuza bağlı. Konya’ya geldim mi, mevzularım çok zengin geliyor bana. Çünkü isteyenler çok kıymetli insanlar. Topbaş amcamız, muhterem efendi amcalarımızdan ihvan-ı güzını görünce saıiıVerfe beraber oturmanın tadını alıyor bu fakiriniz. ‘Ve künu meas-sadıkin’ (9/119) Konya’nın salihleriyle bir araya gelelim diye sabah saat dörtte yola …

Devamı »

SELAM

Selam, huzur ve esenliktir. Ruhun, elest bezminde verdiği söze sadakattir. Etrafına faydalı olanlar, ülkede asayişi temin edenler, aşını ekmeğini ağız tadıyla yiyenler sözünde doğru olanlardır. Sabırlı, itaatte ısrarlı, menhiyat işlememeye kararlı, iç ve dışta sulhu temin eden, Allahü Teâlâdan korkanlar ezel bezminde verdiği ahde bağlı kalanlardır. Selam bütün peygamberlerin ortak özelliği olan tevhiddir. Allah’ı ve Resulü’nü inkar etmeyen, Peygamberlerle Cenâb-ı …

Devamı »

Zulüm;Kalp Katılığından Gelir !!!

Zulüm, kalbe yağdırılan kasvetin neticelerindendir. Bir kimsenin kalbi ne kadar katı yani kasvetliyse zulmü de o nisbettedir. Bir kimsenin kalbinin kasveti ne kadar artarsa kurtuluşa erme ümidi de o kadar azalır ve kahr u celal semasından inen kasvet taşlarıyla helâk olur. Bir millet içinde doğruyu görmemek, hilekârlık, sahtekârlık ve kindarlık ve hıyanet ve düşmanlık zuhur ederse Allah onların kalplerine korku …

Devamı »

DÜNYA VE AHİRET

‘Bir yolcunun mola verip, ağacın altında az bir müddet istirahat edip terk ettiği gölgedir.’ bu dünya. Anne karnına göre dünyanın durumu ne ise, bu dünyaya göre de ahiret öyledir. Üç-beş litrelik bir cenderenin içinde yavru döner durur; yediği, içtiği kandan ibaret olan bu mekanı kendisi için en iyi bir hayat bilir. Yavrunun ahiret hayatını inkar etmesi, kulağına eğilip çocuğun: ‘Senin …

Devamı »

BELA VE MUSİBET

Allah’ın kalplerini takvâ için imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret  ve büyük bir mükafat vardır.’ müjdesiyle en büyük nimet olan takvaya kişi, imtihanla erişir. Kâzî ve Beyzavî’nin beyanlarına göre tortusu atılıp hâlis hâle getirilen eşya gibi, kişi ilâhî görevlerle imtihan ve meşakkatlerle kalbi pâk olarak takvâya, birr ü ihsâ-na (iyilik ve lutfa) nail olur. Tozlu, topraklı maden taşlarının fabrikada işlenerek demir, …

Devamı »

AZALARA DİKKAT !!!

Dilimizden çıkan kelimeler Hakk’a layık sözler olmazsa, bunlar kişi ile Mevlâ arasında geçilmesi zor nefis dağları meydana getirir. Bize bizden yakınsın, Görünmezsin hicap nedir? diyen Yunus’un kastettiği zulmet ve nurdan yetmiş bin perde oluşur Yaratan’la kul arasında. Kalpten yersiz hatıralar geçmezse, gözden perdeler alınır, hakikat müşahede edilir artık. ‘Bizi kendisine davet ettiğin şeyden (dolayı), kalplerimiz örtüler içindedir ve kulaklarımızda bir …

Devamı »

ATALET (Tembellik)HASTALIĞI

Atalet,tembellik öyle bir hastalıktır ki (Nefsi Hastalık) ; Sahibini ,Mevla’nın bahşetmiş olduğu akıl nimetini ,fikre dönüştürme zahmetinden dahi alıkoyar.Bu sebeple kişi evvela kendine olan saygısını yitirir(Öz saygıyı lüzumsuz görür).Ve ” dilediği gibi” davranma selahiyetini elde eder. Yaradılıştan var olan insan olma şeref ve onurunu kendisinden sür’atle uzaklaştırarak,kendisine ve çevresine daima yük ve eziyet haline gelmiş olur.Yaptığı hiçbir pervasızlık ,onurunu zedelemeyeceğinden …

Devamı »

Tek Başına Bir Hadis Mecmuası: Ebu Hureyre (2)

Tek Başına Bir Hadis Mecmuası: Ebu Hureyre (2)

Şia’nın İmamiyye fırkasına mensubiyeti ile şöhret bulan Abdulhuseyin Şerefuddin, Ebu Huyeyre’yi tenkit gayesi ile kaleme aldığı eserinin mukaddimesinde, “O, cahil, yoksul, yetim, üstü başı çıplak biridir” der. İslam’dan önce adının duyulmamasını da eleştiri konusu yapar. Bütün bunları söylerken ilmi esaslara riayet ettiğini, yalnızca hakkı dile getirdiğini de vurgulamaktan geri durmaz. [53] Ümmi Oluşu Yalanlarını perdelemek için samimiyet izharında bulunan yazar, hangi …

Devamı »