Düsmanimiz Kim?

Kalem ile yazmayı öğreten Allaha hamd olsun.

Abilerim, ablalarım ve kardeşlerim. Önemli bir mesele olarak gördüğüm için bu konuda yazmak istedim. Bu soru genel olarak ümmet adına sorulabilir fakat ben Filistin’i ele alacağım inş’Allah.

Geçtiğimiz günlerde paylaşılan paylaşımlardan biri olan “Taraftarların Filistin bayrağı ile İsrailli futbolculara saldırması” paylaşımını “Cihat her yerde” diye paylaşan sözde İslami söylemlerde bulanan kardeşlere bu konuda anlam veremedim. Müslümanın yapması gereken şey değildir bu olamaz da. Cihat falan da değil bu. “Bir topluluğa olan öfkeniz sizi adaletsizliğe sevk etmesin” ayeti neden hep unutulur. Zira her İsrailli veya Musevi Siyonizm destekçisi değildir. Bunun ayrımını yapmamız lazım. Dünya’nın birçok yerinde yaşayan İsraillilerin ve Musevilerin de İsrail karşıtı söylemleri oldu ve olmaktadır. Hatta ABD’de İsrail karşıtı protestolarında üyelerden biri konuşmasında;

‘Siyonizm öncesi, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Araplar ve Museviler, kutsal topraklarda barış içinde, yüzyıllar boyunca birlikte yaşadılar. En değerli varlıkları olan çocuklarını birbirlerine emanet ettiler. O zamanlar ne Birleşmiş Milletler, ne de insan hakları örgütleri vardı ama barış, uyum içinde yasayabildiler. Dünyanın Siyonist İsrail’e yaptığı yardımlar, göz yummalar Musevilerin yararına değil, tam tersine Araplar kadar Musevilerin de zararına’ diye konuştu. Konuşmanın ardından ise yanlarında getirdikleri İsrail bayrağını kalabalığın önünde yırttılar.

Bunun haricinde “Bir çocuğu İsrailli olduğu için öldürebilirim. Çünkü hepsi askerdir” diyen İslamcı abilere şahit oldum. Bir çocuk nasıl olur da asker olabilir? Evet, İsrail ülkesindeki herkesi asker olarak görebilir fakat biz Müslüman’ız ve bizim kıstasımız İsrail değildir Kur’an ve sünnettir. Savaşa çıkarken yaşlılara, kadınlara, çocuklara, sakat olanlara vb. zarar gelmesine razı olmayan Peygamberin ümmeti bu denli bir öfkeye sahip olamaz. Bir çocuğu her ne sebep olursa olsun öldürmeyi bir Müslüman asla ve asla düşünemez. Peygamber ‘kurunun yanında yaş da yanar’ demedi. Bize ne oluyor da ‘kurunun yanında yaş da yanar yapacak bir şey yok’ diyebiliyoruz.

Bunun haricinde sözüm ona İslamcı bir gazete Hitler göndermesi yaparak “Seni arıyoruz” şifreli bulmaca yayınlıyor. Peki, biraz ağır ama yine de kardeşlerime soruyorum; Bu düşüncenin Siyonist düşünceden ne farkı var?

Hitler’in hedefi Siyonizm değil, masum insanlardı. Suçsuz yere Yahudi insanları ve çocukları katletti. Haksız yere insanları öldürdü. Katliamlar yaptı. Katledilenlerin hepsi de Yahudi değildi. Ve yaptıkları Siyonizm’in güçlenmesini sağladı. Müslümanlar bunun nesini savunabilir? Müslüman nasıl olur da eli kanlı bir diktatörden, zalimden medet umar? Hz. Ömer’in adaletini neden aramazsın? Hz. Ali’nin onurlu Zülfikar’ı sana yetmiyor mu? Peki ya Peygamberimizin zalimlere düsturu/anlayışı/duruşu ne oldu? Zihin dünyamız bu derece mi bozuldu?

Hala mı anlamayacağız!

Biz Müslümanların düşmanı Yahudiler değil kahrolası Siyonizm’dir. Yahudi çocuğu, Hristiyan çocuğu diye bir şey de yoktur. Zira bütün çocuklar Müslümandır, din kardeşimizdir. Anası, babası hangi milletten hangi dine mensup olursa olsun fark etmez bütün çocuklar fıtrat üzere doğar…

Ne yazık ki öfkemizi kontrol edemiyoruz, kime kin duyacağımızı bilmiyoruz. Düşmanımızın kim olduğunu dahi bilmiyoruz. Ölen çocuk İsrailli diye sevinebiliyoruz…

Önünde Yahudi cenazesi geçtiğinde ağlarken kendisine “Niçin ağlıyorsun ey Allah’ın elçisi.” sorusuna

“Bir nefis aramızdan ateşe doğru ayrıldı yazık oldu ona üzülüyorum…” diye cevap veren Peygamberin ümmetiyiz oysaki!

Yazık vallahi yazık… [toggle title=”Yazar Hakkında” state=”open” ]Muhammed Yunus Güçlü[/toggle]

 

admin

Soru ve görüşleiriniz için İrtibat: fikiratlasi1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.