Tefekkür etmek orucu bozmaz (Sesli makale)

Tefekkür etmek orucu bozmaz.

Herhangi bir mesele üzerinde derinine düşünmek ve zihin yormak anlamına gelen tefekkür, aynı zamanda bir ibadet biçimidir.

Tefekkürün ibadet sayılabilmesinin ana şartı, vahyi ve vahyin sahibini bir an olsun hatırdan çıkarmamaktır. Tefekkürü, batı düşüncesinden ayıran en önemli nokta tam da burasıdır. Batı düşüncesinin bir yerden kaynaklanıp bir yere ulaşması gerekli değildir. Batıda düşüncenin kendisi başlı başına ve bağımsız bir eylemdir. Tefekkür ise Rabbimizden başlar ve bizi mutlaka Rabbimize ulaştırır.

Tefekkür etmek, bir şeyin künhüne ulaşmak bugünün insanına, yani bize göre değil. Düşünülmüş hazır kalıplar üzerinden ilerleyerek inşa ediyoruz zihnimizi. Birileri bizim adımıza düşünmüş oluyor çünkü genellikle. Biz de, o birilerinin hazır düşüncelerini kendi düşüncemiz haline getirerek yaşayıp gidiyoruz.

Oysa ‘Göklerin ve yerin yaratılışı hakkında tefekkür ederler’ diyor ayette Rabbimiz. Bir başka ayette de ‘Allah, tefekkür edip anlayasınız diye size ayetlerini açıklar’ buyuruyor.

Risaletpenah Efendimiz(sav) şöyle söylüyor: ‘Bir saatlik tefekkür, bir gecelik ibadetten hayırlıdır.’

Mehmet Zahit Kotku hazretleri, bu hadisi yorumlarken ‘bir ayetin tefekkürü, Kur’an’ı hatim etmekten evladır. Bir ayeti düşün, onu tekrarla, onun derinliklerine git. Çünkü tefekkürsüz hatim, tefekkürsüz ibadetler gibidir ki tat vermez, fayda vermez. Borç ödenir, o kadar’ diyor.

Bir güzel söze kulak verelim: ‘Kalp zikirle, ahlak tefekkürle temizlenir.’

[toggle title=”Yazar Hakkında” state=”open” ]İsmail Kılıçarslan[/toggle]

admin

Soru ve görüşleiriniz için İrtibat: fikiratlasi1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.