Yuvalari Kariştiran Çirpici Anneler – Sema MARASLİ

“Kaynanam tam bir fitne deposu” diye bitiyordu geçen hafta bir damat adayından gelen e-postanın sonu. Tabii bu konuda gelen tek şikayet değil. Çok fazla damattan “kayınvalidem rahat bıraksa mutlu olacağız.” mesajları geliyor. Son yıllarda dünyadaki her şey tersine döndüğü gibi bu konuda da bir tersine dönüş var. Eskiden kız anneleri kızlarının yuvaları yıkılacak diye korkardı. Şimdinin pek çok kız annesi kızlarının yuvalarını bizzat yıkıyor, ya da yıkılmasına sebep oluyor. “Kızım boşansın çifttetelli oynayacağım.” diyenini bile duydum. Böyle diyen kadının damadı çok mu kötü? Hayır iyi bir adam fakat kayınvalidenin kafasına göre değil.

“Hangi mahallede oturacağıma, çocuğumun hangi okula gideceğine ve akşama ne yiyeceğime kayınvalidem karar veriyor.” diyen damatları da göz önüne alırsak “Ne oluyor bu kız annelerine?” diye sormak ve konuyu irdelemek gerekiyor. Erkek anneleri ile ilgili daha önce yazdığım için bu yazım sadece kız anneleri ile ilgili.

Tabii ki sözümüz tüm kız annelerine değil. Sözümüz kızının evliliğinden ve damadın hayatından elini çekmeyen yuvalarını karıştıran çırpıcı  annelere. Bazen kız kardeşler de dahil olur; onlar da çırpıcı olurlar. Fakat anneler daha etkili oldukları için söze anneler üzerinden devam edeceğiz.

Kızlar genellikle evlenene kadar anneleri ile pek anlaşamazlar fakat ne olursa evlenince olur ve o kızla annesi düğünden sonra yağ bal börek olurlar. Anne ile kız; kızın kocası ve ailesi düşman cepheymiş gibi onlara karşı birlik olurlar. Kız annesine gitmek için ölür, annesi kızın evinden çıkmak istemez, her işine koşturur. İkisinin en çok konuştukları konu kızın kocası ve onlara göre görgüsüz(!) olan ailesidir. Kendilerde zerre kusur yoktur. Söz, nişan ve düğünde yaşanan tatsızlıklar kendi payları göz önüne alınmadan konuşulur da konuşulur. Bu konular tekrar tekrar konuşuldukça kız kocasından soğur; kayınvalidesinden, görümcelerinden nefret eder. Tabii bu durum kızın evliliğini derinden sarsar.

Kız anneleri bunu neden yapıyor? Bir ya da bir çok nedenden dolayı olabilir. En kuvvetli sebepler:

Kıskançlıktan: Kızıma en çok emeği ben verdim, ben taşıdım ben büyüttüm şimdi gidip elin oğlunu ve annesini benden çok sevmesin. En çok beni sevsin, en çok benim sözümü dinlesin.

Menfaatçılıktan: Özellikle okumuş ya da çalışan kızı olan anneler “Kızı biz yetiştirdik; kazancından kocası ve ailesi faydalanmasınlar, olacaksa faydası bize olsun.” diye bakıyorlar.

Bencillikten: Kızım kocasının ailesine gitmesin hep bana gelsin. Aynı eskisi gibi birlikte yiyip birlikte gezelim birlikte yaşayalım, torunlarım en çok bizi sevsin.

Kaybetme korkusundan: Kızı kocasını ve ailesini çok severse onları unutur korkusu.

İyi niyetten: Annenin niyeti kızını mutsuz etmek değildir, mutlu olmasını ister, bunun için kızının evliliğine karışır fakat yanlış yol gösterdiği için kızının mutsuzluğuna sebep olur. İyi niyet her zaman iyi sonuçlar doğurmaz.

Kibirden: Damadı ve ailesini kendi ailesine uygun görmemekten. Damadın tahsilini, işini maaşını, statüsünü beğenmemek ya da ailesini köylü ya da fakir diye hor görmekten.

Cahillikten: Sözlerinin ve davranışlarının kızının evliliğini ne kadar olumsuz etkileyeceğini hesap edememekten. Kız annesi üniversite mezunu da olsa bunu göremiyorsa cahildir.

Kendi yaşadıklarından: Kendinin kocası ve kayınvalidesi tarafından ezildiğine inanır onlarla yaşadıklarında kendi hatasını hiç görmez ve kızı da ezilmesin diye kızına kocasını ve ailesini ezmesi için taktikler verir.

Görgüsüzlükten: Özellikle söz nişan safhalarında ele güne hava atacağım diye karşı tarafın bütçesini zorlayacak isteklerle kızının evliliğini daha başlamadan dinamitlemekte görgüsüzlüktendir.

Otorite hastalığından: Kendi kocasını ve çocuklarını kontrol altında tutmaya alışmış kadınlar aynı şeyi damada da yapmaya çalışıyorlar. Damatta onun emrine göre yaşasın istiyorlar.

Aşırı sahiplenmekten: Çocukları Allah’ın bir emaneti olarak değil de kendi malı zannetmek. Evlenseler de onların hayatını yönetmeye çalışmak, onlara verdiği emeğin kuruş kuruş karşılığını beklemek. Elbette herkes evladını görecek fakat onu mutsuz edecek davranışlardan anne-babaların uzak durması, evladın emanet olduğunu unutmaması gerekir. Verdiği emeğin karşılığını Yaradan’ dan beklemesi lazım. Kim ki O’nun kadar güzel bir karşılık verebilsin.

Akılsızlıktan: Hepsini bir toparlarsak akılsızlıktan maddesi iyi bir özet olur.

Akılsız annenin akıllı kızını alacağına; akıllı annenin akılsız kızını al.” diye bir deyiş var. Yani anne akıllıysa kızını doğru yönlendirir ve doğru davranışa getirir. Fakat anne akılsızsa akıllı kızı da yoldan çıkarma tehlikesi var. Çünkü kızlar annelerinden çok etkilenirler. Tabii istisnalar her zaman vardır. Annesinin akılsızlıklarını görüp ondan ders alan ve aynı hataları evliliğinde asla yapmayan çok akıllı kızlar da biliyorum.

Akıllı bir anne nasıl olur? Akıllı bir anne her şeyden önce kızının yuvasını, mutluluğunu düşünür ve ona göre davranır. Çünkü kızı kocası ve ailesi ile iyi değilse mutlu olamaz. Anne, damat ve ailesinde hata bulmaz tam aksi kızı hata buluyorsa ona onların iyi taraflarını gösterir.

Sık sık yemek yapıp kızını ve damadı davet etmez. Sürekli kendine gelen kızına “Yavrum kayınvalidene de git, onları sev, saygı göster, hizmet et; hem sevaptır hem kocanın çok hoşuna gider.” der. Yaz tatilini gelip annesinin yanında geçirip kayınvalidesine bir gün görünüp gelen kızını onlara daha fazla gidip kalması için teşvik eder. Kendi gelininden beklediği davranışları kızının kayınvalidesine yapmasını ister, iki yüzlülük yapmaz. Damadın ve ailesinin ardından burnunu kıvırarak, hata bularak konuşup kızını onlardan soğutmaz. Hele kızının boşanmasına sebep olmaktan çok korkar. Akıllı bir anne kızı ve damadı için en büyük nimettir. Böyle akıllı anneler de var. Onların da kıymetini bilmek lazım.

Akıllı bir kız nasıl olur? Annesi yanlış davranıyorsa onun sözlerine bakarak kocasına ve ailesine cephe almaz. Kayınvalidesinin hatalarını gördüğü gibi annesinin, kız kardeşlerinin hatalarını da görür. Yuvasını ve mutluluğunu dedikodunun, malın, mülkün, paranın her şeyin önünde tutar. Hatta evlilik öncesi de dikkat eder. Pek çok genç kız takı ve eşya meselesi yüzünden problem çıkaran annesinin etkisiyle nişandan düğünden ayrılıyor, evlenemiyor.

Akıllı bir kız, annesinin gereksiz isteklerinin peşine düşmez. Böyle davranırsam bunun sonucu ne olur? Basit şeyleri problem yapıp eşimi üzersem evliliğimin sonu ne olur? Eşimi bu kadar üzüp bir de onun romantik olup bana tatlı sizler söylemesini beklemeye hakkım var mı? Ben eşime ve ailesine nasıl davranıyorum ki onların bana nasıl davranmalarını bekliyorum. Velev ki onların hatası da olsa onları gözünde büyütmeyip Allah’ın rızası için iyiliği tercih etmek akıllı insanların kârıdır.

Kadın olsun erkek olsun aklı iyi kullanmanın en iyi yolu nefsi terbiye etmek, bencillik ve kıskançlık gibi kötü huylardan mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışmakla olur. Yoksa zeki fakat akılsız yaşayıp gideriz. Sonra da mutlu olamadığımız için etrafımızı suçlarız.

[toggle title=”Yazar Hakkında” state=”open” ]Sema MARAŞLI[/toggle]

admin

Soru ve görüşleiriniz için İrtibat: fikiratlasi1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.