Kitap ve Sünnete Göre Mürtede Yapılması Gereken Muamele

DiN VE ViCDAN ÖZGÜRLÜGÜ BAGLAMINDA KiTAP VE SÜNNETE GÖRE MÜRTEDE YAPILMASI GEREKEN MUAMELE

İrtidat, sözlükte geri çevirmek, dönmek, kabul etmemek anlamlarına gelen red kökünden türemiştir. İrtidat ise lügatte bir şeyden bir başka şeye; bulunduğu halden geriye dönmek demektir. Bulunduğu durumdan geriye dönen kimseye ise mürtet denir. 1 Sözlük anlamı açısından olurriıu olumsuz ayırımı yapılmaksızın sebebi ne olursa olsun bir durumdan başka bir duruma her tülü dönme için ridde tabiri kullanılmalctadır. Nitekim bu kavram sözlük anlamında K.Kerim’in değişik surelerinde geçmektedir. (bk., Kasas, 28/7; Ra’d, 13/11; Hud, 11/76; Rum, 30/43; Nisa, 4/59; Tövbe, 9/94; Kehf, 18/36; Muhammed, 47/25; Naziat, 79/10.) İslami ilimler terminolojisinde bu kavram sadece olumsuz anlamında kullanılmıştır. Daha açık bir ifadeyle belirtmek gerekirse cinsiyeti ne olursa olsun al<i.l, rüşt (erginlik) çağına gelmiş bir Müslüman’ın hiçbir maddi ve/veya manevi baskıya maruz kalmadan kendi özgür iradesiyle İslam iman esaslarının tamamını veya bir kısmını irılçar ederek, İslam’dan çıl(Il1a olayına ridde, bu şekilde İslam dininden ayrılan kimseye de mürtet denmiştir. Buna karşılık Müslüman değilken sonradan kendi hür iradesiyle aynı şartları taşıyan bir kişinin İslam inanç sistemini benirnsemesine ihtida, İslam’a giren kişiyle ilgili ise mühtedi tabiri kullanılmıştır. Biz burada konuyu işlerken Müslüman değilken sonradan İslam’a girellierin durumunu değil, Müslüman ilçen kendi h ür iradesiyle İslam’dan ayrılan yani irtidat edip mürtet olan kişilere yapılacalç muameleyi ele alacağız. Üzerinde duracağımız asıl husus, mürtede verilecek olan ceza ve/veya yapılacak  muamelenin din ve vicdan özgürlüğü açısından yeri olacağından, irtitatın şartları, kişilerin hangi söz ve davranışlarııun irtidata sebep olacağı, mürtedlerle ilgili mezheplerin görüşleri, mürtede tövbe teldili ve tövbenin şekli, mürtedin malları ve diğer haldan üzerindeki tasarrufunun hükmü gibi fıkhi konulara ayrıntıya girmeden çok kısa olarak temas edeceğiz.

Bilindiği gibi herhangi bir inancı benimseyip benimsememe kalp ve göhül işidir. O balomdan henüz niyetierin yani insanların iç dünyalarını okuyacak bir cihaz icat edilemediğinden kişilerin gerçek anlamda hangi inanç ve düşüncede olduldannı, sadece şahısların kendileri bilebilirler. Başkaları ise ancak dışa vurarak açıkladıklarıyla o kişilerin düşünce ve inançları hakkında kanaat sahibi olabilirler. Bu açıklamalar bize bir kişinin mürted olup olmadığının ancak söz ve/veya davranışları ile bilinebileceğini gösterir. Kişiler gerçek anlamda Yüce Yaratıcıya inanıp inanmamada yegane yetki ve karar sahibi olduklarından söz ve/veya davranışlarına bakarak irtidat ettiğini söylediğimiz bazı kişiler belki hakikatte  Müslüman, Müslüman olarak bildiğimiz bazı şahıslar ise hiç Müslüman olmamış veya mürted olmuş olabilirler. Bir kişinin söz ve/veya davranışları sebebiyle mürted olduğuna hükmedebilmek için şu şartları taşıması gerekir:

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

[toggle title=”Yazar hakkında” state=”open” ]Prof. Dr. Ali TOKSARI[/toggle]

admin

Soru ve görüşleiriniz için İrtibat: fikiratlasi1@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.