anasayfa / Bilmiyorsan Ögren / Kutlu Doğum Haftası bid´at mıdır ?
Kutlu Doğum Haftası bid´at mıdır ?
Kutlu Doğum Haftası bid´at mıdır ?

Kutlu Doğum Haftası bid´at mıdır ?

Nebi (s.a.v) Fil yılında, Rebi’ülevvel ayının on ikinci pazartesi gecesi dünyaya gelmiştir (İbn Sa’d,et-Tabakatul-Kübrâ, Beyrut, t.y. I, 100-101). Bu, miladî takvime göre, 571 yılının Nisan ayının yirmisi olarak hesaplanmıştır. (bkz. Salih Suruç, Kainatın Efendisi, Nesil Yayınları)

İslâm dünyasında mevlid merasimi ilk defa, Mısır’da hüküm süren Fatımîler (910-1171) tarafından tertiplenmiştir. Bu merasimler saraya ait olup, sadece devlet erkanı arasında cereyan etmekte idi. Fatimîler, Hz. Ali (r.a.) ve Fatıma (r.anha.)’ın doğum günlerinde de mevlid merasimleri tertip ederlerdi.

Sünnî müslümanlarda ilk mevlid merasimi, Hicri 604 yılında, Selahaddin Eyyubî’nin eniştesi ve Erbil atabeyi Melik Muzafferuddun Gökbörü tarafından tertiplenmiştir. Uzun hazırlıklarla düzenlenen merasimler, bütün halkı kapsayan bir şekilde düzenlenirdi. Muzafferuddin, çevre bölgelerden fakıh, sûfi, vaiz ve diğer alimleri Erbil’e çağırır ve kutlamalar gayet debdebeli bir şekilde cereyan ederdi.

Daha sonra, değişikliğe uğrayarak, Mekke’de de mevlid merasimleri tertiplenmeye başlanmıştır (bk. Asım Köksal, İslam Tarihi (Mekke Devri), İstanbul 1981, 50 vd.).

Osmanlılar tarafından mevlid, ilk defa III. Murat zamanında, 1588’de resmi hale getirildi.

Hicri olarak kutlanan Mevlid geleneği Peygamberimizden sonra gelen bir uygulamadır. Aynı şekilde Miladi olarak kutlanma geleneği 1983 yılından beri Diyanet İşleri Başkanlığınca yapılmaktadır. Ülkemizde Miladi Takvimin kullanılması da göz önüne alındığında 14-20 Nisan tarihlerine tekabul eden haftayı Kutlu Doğum Haftası olarak ilan edilmesi muvafıktır. Bu vesile ile alemlerin O’nun yüzü suyu hürmetine yaratıldığı Sevgili Peygamberimizi (sav) millet olarak anmaya vesile olmuştur.

Kutlu doğum haftası sonradan çıkması bunun dine muhalif olduğu anlamına gelmez. Bidat-ı hasene olarak görülen bu kutlamalar ümmet tarafından güzel görülüp uygulanmıştır. Kutlamak istemeyen kişilere de söyleyecek bir söz yoktur.

Alıntıdır: Sorularla İslamiyet

Hakkında admin

Soru ve görüşleiriniz için İrtibat: fikiratlasi1@gmail.com

İlginizi Çekebilir

Hakkı ve Sabrı Tavsiye Ne Demek? – Rasim Özdenören

Andolsun asra ki,muhakkak insan kat’î bir ziyandadır.ancak, îmân edenlerle sâlih amel (ve hareket)lerde bulunanlar, bir de birbirine hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değildir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.